İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği Deyr Seryan beldesinde kaydedilen görüntüler dünya gündemine oturdu. Bir İsrail askerinin Hz. İsa heykeline balyozla saldırdığı anların sosyal medyaya düşmesi, başta Hristiyan alemi olmak üzere geniş kesimlerin tepkisine yol açtı. Ancak bu olay, bölgede aylardır süregelen daha büyük bir yıkımın sadece görünen yüzü.
UNESCO BİLANÇOYU AÇIKLADI
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda sivil yerleşimlerin yanı sıra tarihi binalar, müzeler ve dini mekanlar da yerle bir edildi. Paris merkezli Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre, 7 Ekim 2023 ile 24 Mart 2026 tarihleri arasında Gazze'de tam 164 kültürel alan ağır hasar aldı. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını yeniden şiddetlendirmesi üzerine harekete geçen UNESCO, 1 Nisan'da ülkedeki 39 kültürel varlığı geçici olarak "artırılmış koruma" statüsüne aldığını duyurdu.
"İNANCIMIZA VE DEĞERLERİMİZE SALDIRIYORLAR"
Heykel saldırısına ilişkin Paris'in Saint-Denis banliyösünde konuşan Fransız vatandaşları, eylemin kabul edilemez olduğunu belirtti. Tarihi Saint-Denis Bazilikası önünde hislerini paylaşan Papaz Yves C., "Bu tahribat beni derinden üzüyor çünkü doğrudan inancımıza, bize neşe veren Hz. İsa'ya saldırıyorlar." dedi. Lübnan'ın köklü bir Hristiyan geleneğine sahip olduğunu hatırlatan Yves C., ibadeti ve dini çağrıştıran sembollere saldırmanın hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını vurguladı.
"BU BİR ETNİK TEMİZLİK, ASIL SORUN SİVİLLER"
Felsefe öğretmeni Souad K. ise yaşananları, farklı kültürlere duyulan saygısızlığın ve genel bir yok etme politikasının uzantısı olarak yorumladı. Gazze'de ibadethanelerden kanalizasyon altyapısına kadar her şeyin bilinçli olarak yok edildiğini belirten Souad K., "Beni asıl dehşete düşüren masum sivillerin katledilmesi ve yaşam koşullarının tamamen ortadan kaldırılması. İsrail'in Gazze'deki eylemleri açıkça bir etnik temizliktir." ifadelerini kullandı.
"ULUSLARARASI HUKUK DEVREYE GİRMELİ"
Bölge sakini Sofia K. de heykelin parçalanmasının ciddi bir provokasyon olduğunu kabul etmekle birlikte, asıl trajedinin savaşın genel bilançosu olduğuna dikkat çekti. "Lübnan ve Gazze'den gelen ölüm ve yıkım görüntüleri, bir heykelin kırılmasından çok daha vahim," diyen Sofia K., İsrail'in eylemlerinin uluslararası hukuk önünde karşılıksız kalmaması ve mutlaka cezalandırılması gerektiğini dile getirdi.




