Dünyanın en popüler ikonlarından biri olan ressam Frida Kahlo, sanat piyasasında dengeleri değiştirdi. Sanatçının 1940 tarihli ünlü otoportresi, Sotheby’s Müzayede Evi'nde gerçekleşen açık artırmada tahminleri aşarak tarihi bir rekora imza attı.
KADIN RESSAMLAR ARASINDA YENİ ZİRVE
40 ila 60 milyon dolar aralığında alıcı bulması beklenen tablo, tam 54.66 milyon dolara (yaklaşık 1.8 milyar TL) satıldı. Bu satışla birlikte Kahlo, 2014 yılında 44.4 milyon dolarlık satışla rekoru elinde bulunduran Amerikalı sanatçı Georgia O’Keeffe’i geride bıraktı. Sotheby’s, bu satışın bugüne dek açık artırmada bir kadın sanatçının eserine ödenen en yüksek rakam olduğunu resmen duyurdu.

TABLODA "ACI VE AŞK" İÇ İÇE
Rekor kıran tablonun detayları ve hikayesi ise oldukça dikkat çekici. Kahlo kendini gökyüzünde, bulutların arasında süzülen bir yatakta uyurken tasvir ediyor. Üzerinde ise bacakları dinamit lokumlarıyla sarılı bir iskelet yer alıyor. Eser, Kahlo'nun büyük aşkı ve aynı zamanda en büyük çalkantısı olan Diego Rivera ile ilişkisinin en yoğun olduğu dönemde, 1940 yılında yapıldı. Uzmanlar bu dönemi, sanatçının kariyerindeki "belirleyici on yıl" olarak tanımlıyor.
SANATDÜNYASINDA REKOR HAFTASI
New York'taki müzayede evi, bu satıştan sadece iki gün önce bir başka dev satışa daha sahne olmuştu. Avusturyalı sanatçı Gustav Klimt’in bir tablosu 236.4 milyon dolara satılarak, açık artırma tarihinin en pahalı ikinci eseri olmuştu.
Açık artırmada satılan "en pahalı tablo" unvanını ise hâlâ 2017 yılında 450 milyon dolara satılan ve Leonardo da Vinci’ye atfedilen "Salvator Mundi" elinde tutuyor. 2022 yılında, Kahlo'nun beğenmeyip çöpe attığı bir başka otoportresi 8.63 milyon dolara alıcı bulmuştu.
FRİDA KAHLO KİMDİR?
Meksikalı ressam Frida Kahlo (1907-1954), sanat tarihinin en özgün ve etkileyici figürlerinden biridir. 6 yaşında çocuk felci, 18 yaşında ise ölümcül bir trafik kazası geçiren Kahlo, uzun süre yatağa bağımlı kaldı. Resim serüveni, bu dönemde tavanına yerleştirilen bir ayna sayesinde yaptığı otoportrelerle başladı.
Sanatçı, fiziksel acılarını ve çalkantılı iç dünyasını Meksika kültürüyle harmanlayarak tuvale yansıttı. Sıkça sürrealist olarak tanımlansa da o, "Ben rüyalarımı değil, kendi gerçeğimi çiziyorum" diyerek bu kalıbı reddetti. Ünlü ressam Diego Rivera ile yaşadığı tutkulu ancak fırtınalı evlilik, hayatının bir diğer dönüm noktasıydı.
Bugün Frida Kahlo; rengarenk giysileri, ikonik tek kaşı ve sarsılmaz duruşuyla sadece bir ressam olarak değil, dünya çapında feminizmin ve direnişin simgesi olarak anılmaktadır.





