Kasım 2025’te düzenlenen G20 Zirvesi’nde ele alınan başlıca başlıklardan biri küresel servet eşitsizliği oldu. G20 Dönem Başkanı ve Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, konuya dikkat çekmek amacıyla Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz başkanlığında bir uzman ekibi görevlendirdi.
Bağımsız uzmanlardan oluşan ekip, gelir ve servet eşitsizliğinin durumunu ele alan G20 Eşitsizlik Komitesi Raporu’nu hazırladı. Raporda, eşitsizliğin nedenleri, sonuçları ve politika önerileri analiz edildi.
SERVET EŞİTSİZLİĞİ GELİR EŞİTSİZLİĞİNDEN ÇOK DAHA YÜKSEK
Raporda, dünya genelindeki ülkelerin yüzde 83’ünde yüksek gelir eşitsizliğinin yaşandığı, servet eşitsizliğinin ise gelir eşitsizliğinden çok daha yüksek olduğu vurgulandı.
2000-2024 döneminde ekonomik servetin yüzde 41’i en zengin yüzde 1’lik kesime giderken, dünya nüfusunun yarısına denk gelen en yoksul yüzde 50’lik kesim küresel servetten sadece yüzde 1 pay alabildi.
MİRAS YOLUYLA ARTAN EŞİTSİZLİK
Raporda, milyarderlerin çoğunun servetlerini girişimcilik yerine miras yoluyla elde ettiği ve önümüzdeki 10 yıl içinde 70 trilyon dolardan fazla servetin miras yoluyla el değiştireceği belirtiliyor. Bu durumun, nesiller arası eşitsizliği derinleştireceği uyarısında bulunuldu.
Zengin ile yoksul arasındaki uçurumu takip etmek üzere üst düzey bir heyet oluşturulması ve yüksek eşitsizlikle mücadele amacıyla bağımsız bir “Eşitsizlik Paneli” önerildi.
UZMANLAR BÖLGESEL VE DEMOGRAFİK FARKLILIKLARA DİKKAT ÇEKİYOR
Cambridge Üniversitesi Arazi Ekonomisi Bölümü’nden Dr. Daniel Chrisendo, eşitsizliğin ülkeden ülkeye farklı sebeplerle ortaya çıktığını vurguladı. Avrupa’da refah programlarındaki kesintiler ve vergi sistemleri gelir eşitsizliğini artırırken, Çin’de kırsal-kentsel göç, bazı Sahra Altı Afrika ülkelerinde ise çatışmalar ve sosyopolitik gerilimler etkili oluyor.
Chrisendo, miras yoluyla servetin aktarılmasının bölgesel ve demografik bölünmelere yol açabileceğine işaret ederek, azınlık grupları ve kadınların genellikle daha az miras aldığını kaydetti.
SOSYAL VE EKONOMİK ETKİLER
Artan servet eşitsizliğinin sosyal istikrarı, siyasi dinamikleri ve ekonomik hareketliliği olumsuz etkileyebileceğini belirten Chrisendo, zengin ve yoksul ailelerin çoğunlukla sosyoekonomik statülerini koruduğunu, yoksul ailelerin statülerini yükseltmelerinin giderek zorlaştığını ifade etti.
Chrisendo, eşitsizliğin yoksul kesimlerin temel kaynaklara ve hizmetlere erişimini kısıtladığını, bunun da düşük yaşam kalitesi, hastalık, düşük eğitim seviyesi ve artan suç oranlarıyla bağlantılı olduğunu vurguladı.
POLİTİKA ÖNERİLERİ
Uzman, hükümetlerin gelir eşitsizliğini azaltmak için gelir vergileri, sosyal yardım programları, asgari ücret düzenlemeleri, miras vergisi ve net servet vergisi gibi adımlar atması gerektiğini belirtti.
Ayrıca, ekonomik olarak dezavantajlı kesimlerin güçlenebilmesi için ev sahibi olma, eğitim, sağlık ve çocuk bakımı gibi temel hizmetlere eşit erişimi sağlayacak kamu yatırımlarının artırılması önerildi. Chrisendo, bu politikaların etkilerinin uzun vadede görüleceğini ve güçlü ekonomik grupların bu önlemlere karşı direnç gösterebileceğini sözlerine ekledi.





