“Türkiye’nin Zihin Haritası” araştırması, toplumun genel ruh haline ve beyaz yakalı çalışanların beklentilerine ışık tuttu.
Türkiye genelinde 12 ilde yapılan saha çalışması ve büyük şehirlerdeki beyaz yakalı çalışanlarla gerçekleştirilen görüşmeler, toplumun hem umutlu hem de yorgun bir ruh hali içinde olduğunu ortaya koyuyor.
GEÇİM DERDİ ZİRVEDE
Bersay İletişim Danışmanlığı ile ERA Research & Consultancy iş birliğinde gerçekleştirilen araştırmaya göre toplumun en büyük yükü ekonomik sorunlar. Katılımcıların yarıdan fazlası geçim sıkıntısını kendilerini en çok yoran konu olarak gösteriyor.
Ekonomik kaygıları, psikolojik ve fiziksel yorgunluk takip ederken; aile sorumlulukları, iş stresi ve trafik de günlük yaşamı zorlaştıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Buna rağmen toplum tamamen umutsuz değil. Katılımcılar en çok teknolojik gelişmelerden, ailelerinden ve toplumsal dayanışmadan umut duyduklarını ifade ediyor.
TÜKETİCİ DAVRANIŞI DEĞİŞİYOR
Araştırma sonuçları, alışveriş alışkanlıklarında da dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Online alışverişin payı artarken, fiziksel mağazalara olan ilgi geriliyor.
Tüketiciler özellikle gıda alışverişinde yerel ürünlere yönelirken, markaların toplumsal konulara duyarlılığı ve çevreye yaklaşımı satın alma kararlarında belirleyici hale geliyor.
ALGIDA DEĞİŞİM
Araştırma, yapay zekâya yönelik algının da hızla değiştiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların büyük bölümü bu teknolojiyi tanırken, önemli bir kısmı aktif olarak kullanıyor.
Yapay zekâ kullananların çoğu, bu teknolojinin günlük yaşamı kolaylaştırdığını düşünüyor. Hem toplum genelinde hem de çalışanlar arasında, gelecekte insan ve yapay zekânın birlikte çalışacağına dair güçlü bir beklenti bulunuyor.
BEYAZ YAKALIDA MEMNUNİYET VAR, DENGE YOK
Beyaz yakalı çalışanların büyük bölümü işlerinden memnun olduklarını ifade ediyor. Kurum itibarı, ekip çalışması ve şirket kültürü memnuniyetin temel unsurları arasında yer alıyor.
Ancak tablo tamamen olumlu değil. Çalışanlar, iş ve özel yaşam dengesi konusunda zorlandıklarını açıkça dile getiriyor. Sosyal hayata zaman ayıramamak, aileye yeterince vakit ayıramamak ve tükenmişlik hissi en önemli sorunlar arasında öne çıkıyor.
Hibrit çalışma modeli ise çalışanların büyük bölümü tarafından iş-yaşam dengesi açısından olumlu değerlendiriliyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ALGISI GÜÇLÜ
Araştırma, şirketlerin sürdürülebilirlik ve çalışan refahına yönelik adımlarının da çalışan algısını etkilediğini gösteriyor.
Çalışanların önemli bir kısmı şirketlerinin ruh sağlığına önem verdiğini düşünürken, ESG ve kapsayıcılık politikalarının da genel olarak olumlu değerlendirildiği görülüyor.




