Tunceli’de kaybolduktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında çok önemli bir gelişme yaşandı. Meksika üzerinden yasa dışı yollarla ABD'ye kaçan ve hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarılan davanın en kritik figürü Umut Altaş, Akşam Gazetesi Washington Temsilcisi Yavuz Atalay tarafından ABD’de bulundu. Röportaj teklifini kabul eden Altaş, cinayet gününe, cesedin nereye saklanmış olabileceğine ve olayın nasıl örtbas edilmeye çalışıldığına dair kan donduran iddialar ortaya attı.
"ÇOK BAĞIRIYORDU, ARABADA KAFASINA SIKTIM"
Cinayet anına bizzat şahitlik etmediğini ancak olayın başşüphelisi olarak tutuklu bulunan Türkay Sonel’in cinayetten birkaç ay sonra kendisine her şeyi anlattığını belirten Umut Altaş, o anları şu sözlerle aktardı:
"Türkay’la normal bir günde oturuyorduk. 'Sana bir şey söyleyeceğim ama kızma, ben bir kızı öldürdüm' dedi. Neden ve nasıl yaptığını sorduğumda, kızın kendisine çok bağırdığını ve tehdit ettiğini, bu yüzden arabada kafasına sıktığını söyledi."
TÜRKAY SONEL: "BABAM DA BİLİYOR, O HALLETTİ ZATEN"
Cinayetin ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu olan Türkay Sonel’in büyük bir panik içinde olduğunu belirten Altaş, babasının durumdan haberdar olup olmadığını sorduğunda aldığı yanıtı da paylaştı. Altaş, Türkay Sonel’in kendisine "Babam da biliyor, o halletti zaten" dediğini öne sürdü. Firari zanlı, Vali Tuncay Sonel’in cinayet anında şehirde olmadığını ancak durumu sonradan öğrenerek makam ve yetkilerini olayı örtbas etmek için kullandığını iddia etti.
"CESEDİ VALİLİK KORUMA ARACIYLA TAŞIDILAR"
Umut Altaş, cinayetin Türkay Sonel’in kendi aracında işlendiğini tahmin ettiğini ancak cesedin ortadan kaldırılması sürecinde valilik koruma polisinin devreye girdiğini ileri sürdü. Bir sabah Türkay Sonel ile en yakın koruması Şükrü’yü yan yana arabayı ne yapacaklarına dair konuşurken duyduğunu belirten Altaş, "Türkay kızı arabada öldürdükten sonra Şükrü’ye vermiştir. Şükrü onların bütün pis işlerini yapan, birilerini rahatça gömebilecek bir insan. Cesedi Şükrü’nün kullandığı valilik koruma aracıyla (Santa Fe) taşıdıklarını düşünüyorum" dedi.

İKİ NOKTAYI İŞARET ETTİ
Gülistan Doku’nun cansız bedeninin aranması gereken yerler hakkında savcılığa da bilgi verebileceğini söyleyen Altaş, şüphelendiği iki kritik bölgeyi işaret etti:
- Sarı Saltık Viyadüğü ve Aktuluk Mahallesi Civarı: Olaydan sonra o bölgede Türkay Sonel ile araçla çok sık turladıklarını ve Sonel'in sürekli göz ucuyla viyadük dibine baktığını belirten Altaş, cinayetin orada işlenip cesedin Aktuluk Mahallesi’nde insanların geçmediği tenha bir yere gömülmüş olabileceğini söyledi.
- Bayraktepe Bölgesi: Tunceli Atatürk Mahallesi girişindeki kontrol noktasının üst tarafında bulunan Bayraktepe bölgesinin de aileye ait nüfuz alanında olduğu için kontrol edilmesi gereken noktalar arasında olduğunu belirtti.
"TÜRKİYE'YE DÖNÜP TESLİM OLACAĞIM"
Susturulması karşılığında Sonel ailesinden büyük paralar aldığı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Altaş, babasıyla basına yansıyan ve para talep ettiği mesajlaşmalarının o dönemki psikolojik bozukluğundan kaynaklandığını savundu. Hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını yeni öğrendiğini iddia eden Umut Altaş, "Adalete güveniyorum. Kaçmıyorum, avukatımla görüştükten sonra ülkeme döneceğim ve bildiğim her şeyi Türk adaletine anlatıp teslim olacağım" diyerek sözlerini noktaladı.
“TÜRKAY 18 YAŞINDAN KÜÇÜK KIZLARLA BERABER OLUYORDU”
Türkay Sonel'in tecavüz ve şiddet eğilimli bir olduğunu iddia eden Altaş, "Türkay, 18 yaşından küçük kızlarla da beraber oluyordu, tecavüz edecek bir karaktere sahipti. Şiddet eğilimi son derece yüksekti. Kendi kız kardeşini bile dövmüştü. Elif adında bir sevgilisi vardı, onu da darp etmişti" dedi. Altaş, "Bir gün polislerle tartıştı. Görevli polislerin üstüne yürüdü, onlara silah gösterdi. Ardından cebinden bir kart çıkarıp gösterdi ve polisler hiçbir şey yapamadı. Onun gücünü ilk kez orada, o an gördüm" dedi.





