5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Gülistan Doku soruşturması yeniden açıldı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği 21 sayfalık ifadenin ardından mahkemeye sevk edildi.
TUNCAY SONEL TUTUKLANDI
Dönemin valisi Tuncay Sonel, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan sorgu işlemlerinin ardından Sulh Ceza Hakimligi'nce “Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme, Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme, Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme, Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Elazığ’da gözaltına alınarak Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in ifadesine ulaşıldı.
SİM KARTI KORUMA POLİSİNE VERMİŞ
Kanal6 Haber muhabiri Gaye Şeyma Can'ın aktardığına göre, Tuncay Sonel, Gülistan Doku’ya ait SIM kartı resmi soruşturma makamlarına vermek yerine koruma polisi Gökhan Ertok’a gönderdiğini itiraf etti.
Sonel, SIM kart ile ilgili kendisine yöneltilen soruya şöyle cevap verdi:
Benim kırsal alanda bizzat talimatım ile arama yapılan bir iki bölge vardır. Daha doğrusu birkaç yerle ilgili elimize bilgi gelince bakılmasını söylediğim alanlar oldu. Tam hatırlamıyorum ama bir ikiyi geçmez. Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül DOKU olduğunu gördüm. Merdivenin başında “sayın valim bir sim kart var” dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için Vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı.
Sonel, Gülistan Doku’nun SIM kartı ve raporun bulunduğu zarfın kendisine ne zaman ve ne şekilde ulaştırıldığına yönelik sorulan soru üzerine şu cevabı verdi:
Bu konuda benim hiç bir bilgim yoktur. Bana herhangi bir rapor da gelmedi. Sim kartın başsavcılığa teslim süreci hakkında da bir bilgim yoktur. Ben Gökhan ERTOK’a sim kart üzerinde gerekli incelemenin Siber şubesi tarafından yapıldığını, içinde bir şey bulunmadığını söylemedim. Bu yönde beyanım olmamıştır. Yine o dönemin başsavcısı ile birlikte beraber olduğumu, Gökhan’la telefonda konuştuğumda söylemedim.
SIM kartın hangi tarihte gönderildiği sorulduğunda ise Sonel, "Hatırlamıyorum. Hangi gün gönderildiğini de bilmiyorum. Ben sim kartın doğrudan yakın koruma Şükrü Eroğlu tarafından alınması ve gereğinin yapılması talimatını verdim." yanıtını verdi.
SIM kartın neden resmi bir yola gönderilmediğine ilişkin sorulan soruyu, "Bu konuyla ilgili de bilgim yoktur. Sim kartın dönüşüyle ilgili de bir bilgim yoktur." şeklinde cevapladı.
SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA ENGELLENEN KULLANICILAR SORULDU
Tuncay Sonel, Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabından engellenmiş olan Marcos Cafe ve Ferhat Girişen isimli kullanıcıların kime ait olduğunu bilip bilmediğine ilişkin sorulan soruya, "Hiçbir bilgim yoktur. Böyle bir talimatım kesinlikle olmamıştır." yanıtını verdi.
VALİLİĞİN SOSYAL MEDYA HESAPLARINI KİMLERİN YÖNETTİĞİ SORULDU
Sonel, “Aca Bilişim” isimli şirkete para gönderip göndermediğine ve Tunceli Valiliği’nin sosyal medya hesaplarını kimlerin yönettiğine ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
Aca Bilişim şirketine herhangi bir ücret göndermedim. Bununla ilgili bilgim yoktur. Ne valilik ne de kayyumluk yaptığım belediyede böyle bir ödeme söz konusu olmamıştır. Mehmet Aca’nın sahibi olduğu şirketin valiliğin sosyal medya hesaplarının yönetiminde herhangi bir yetkisi yoktu. Benzer şekilde belediyenin de böyle bir işi yoktu. Ancak Gökhan’a zaman zaman yukarıda bahsettiğim gibi kayyum olduğumuz için sosyal medya üzerinden gelen tehditlerle alakalı birkaç fikir danıştığımız olmuştur. Aynı zamanda Gökhan, sosyal medya üzerinden takipçi yüklemesi gibi herhangi bir şey yapmadım. Bu yönde bir talebim olmadı. Valiliğin sosyal medya hesabı valilik bünyesinde yapılıyordu. Yani Basın Müdürlüğü bünyesinde işlemleri gerçekleştiriyorduk. Bunun için herhangi bir yere ücret ödemedik.
K NOKTALARININ DEĞİŞTİRİLMESİ SORULDU
“Gülistan Doku kaybolduktan iki gün sonra Aselsan görevlisinin beş dakika arayla 155’i arayarak tüm K noktalarında kamera değişimi olacak dediği, ilk arayışında iki araçla çıkacağız dediği, ikinci arayışında üç araçla çıkış yapacağız dediğinin tespit edildiği, Gülistan Doku köprüde ve barajda aranırken neden tüm şehri tepeden hakim gören ve Gülistan’ın akıbetini aydınlatmaya yarayabilecek olan K noktalarındaki kamera kayıtları alınmadığı gibi neden iki gün sonra değiştirilmesine karar verildi. Bu kararı kim verdi, talimatı veren kimdir?” sorusun, "Bu konuyla ilgili hiçbir bilgim yoktur. Ben böyle bir talimat vermedim." yanıtını verdi.
"Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü ve Tunceli İl Emniyet Müdürlüğünden verilen cevaplarda K noktalarındaki kameralarda 01-08 Ocak 2020 arası herhangi bir arıza, bakım, onarım ve arıza ihbarı olmadığı şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır. Değişime ilişkin herhangi bir belge, fatura, kayıt da olmadığı belirtilmiştir. Hal böyle iken neden, ne sebeple K noktalarındaki kameraları değiştirme ihtiyacı duyuldu?" sorusunu ise şöyle cevapladı:
K noktalarının değiştirilmesi gibi bir konu gündeme gelmedi. Haberim yoktur. Bu konuyu İl Emniyet Müdürü bilir. Muhatabı odur.





