Dünya, Hürmüz Boğazı'ndaki İran-ABD gerilimine kilitlenmişken, Çin stratejik bir hamleyle Güney Çin Denizi’nde sessiz sedasız yeni bir cephe açıyor. Uydu görüntüleri, Pekin’in tartışmalı Scarborough Sığlığı’nı yüzer bariyerler ve gemilerle kuşatarak bölgeyi fiilen ablukaya aldığını ortaya koydu.
DÜNYANIN GÖZÜ HÜRMÜZ'DE PEKİN'İN ELİ ASYA'DA
Jeopolitik uzmanı Prof. Klemens Fischer, Çin’in zamanlamasına dikkat çekerek çarpıcı bir uyarıda bulunuyor. Batı dünyası İran ve ABD arasındaki çifte abluka trafiğiyle meşgulken, Çin yaklaşık 3 bin 700 deniz mili ötede kendi kontrol ağını örüyor. Filipinler’e ait münhasır ekonomik bölge içinde yer alan resif, Çin gemileri tarafından adeta bir kale gibi kuşatılmış durumda. Uzmanlara göre bu durum, Pekin’in bölgedeki diğer deniz yollarını ele geçirmek için uyguladığı bir "test" niteliği taşıyor.

3.3 TRİLYON DOLARLIK TİCARET HATTI TEHLİKEDE
Çin’in bu hamlesi, Hürmüz Boğazı’ndaki krizden çok daha büyük bir ekonomik ölçeğe sahip. Küresel deniz ticaretinin üçte birinin geçtiği Güney Çin Denizi, her yıl 3,3 trilyon dolarlık mal trafiğine ev sahipliği yapıyor. Yedi ülkenin hak iddia ettiği bölgede Çin, Scarborough Sığlığı üzerinden fiili bir durum yaratarak diğer aktörlere gözdağı veriyor. Bu blokajın kalıcı hale gelmesi, dünya ticaretinin ana damarlarından birinin Pekin’in insafına kalması anlamına geliyor.
FATURAYI TÜKETİCİ ÖDEYECEK: FİYATLAR ARTABİLİR
Deniz yollarını bloke etmenin büyük güçler arasında tehlikeli bir "stratejik spor" haline geldiğini belirten Fischer, bu durumun doğrudan mutfaklara yansıyacağı konusunda uyarıyor. Artan belirsizlik, gemi ve kargo sigorta primlerini şimdiden tetiklemiş durumda. Nakliye maliyetlerindeki bu kaçınılmaz artışın, küresel çapta tüketici fiyatlarına zam olarak yansıması bekleniyor. Avrupa ve diğer ithalatçı bölgeler, müdahale edemedikleri bu güç savaşının bedelini daha pahalı ürünlerle ödemek zorunda kalabilir.





