Haber: Aylin Öçsu - Erdem Talaş
CHP’ye kayyum atanmadan önce partinin İstanbul İl Başkanlığı olarak hizmet veren binasında önemli açıklamalar yapan siyasetçi Gürsel Tekin kamuoyunda ‘mutlak butlan’ olarak bilinen ve Türkiye'nin yakından takip ettiği davaya sayılı günler kala Kanal6haber’e özel röportaj verdi.
Tekin, kamuoyunda yakından takip edilen dava ile ilgili şunları söyledi: “Biz bir çağrı heyetiyiz. Çağrı heyeti ne demektir? Taraflar arasında aile kavgaları olur ya o kavgayı gidermek için bir ailenin büyüklerine ihtiyaç duyulur. Mahkemede her iki taraf da CHP’li arkadaşlarımız var. Günün sonunda durum öyle bir noktaya gelmiş ki, burada bir çağrı heyetine yani sorunu çözebilecek bir iradeye ihtiyaç duyulmuş. Biz böyle bir görev aldık”.

MUTLAK BUTLAN DAVASININ SONRASINA İŞARET ETTİ
Tekin, partiye kayyum atanmasıyla ilgili kendisini AK Parti ile ilişkilendirenlere, bu yaşananların CHP’nin kendi içindeki bir aile kavgası olduğuna işaret etti. "Bizim görevimiz Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine sahip çıkmaktır" diyen Tekin, "Bizim herhangi bir iktidar ya da iktidar mensubuyla, şuyla, buyla, uzaktan yakından ilişkimiz, ilgimiz yok. Herkes konuştu, biz konuşmadık. Konuşmamamız bizim korkaklığımızdan değil. Konuşmamamızın nedeni, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine olan saygımızdan dolayıdır. Ama önümüzdeki günlerde herkes beklesin. İşte o zaman biz konuşacağız. Herkes susacak" şeklinde konuştu.
“İHRAÇ EDİLME KARARIM HUKUKİ DEĞİL, BEN CHP ÜYESİYİM”
Partiden ihraç edilmesiyle ilgili konuşan Tekin, kararı ‘hukuksuz’ olarak nitelendirdi ve bu kararı tanımadığını söyledi:
’Ben 40 yıllık CHP’liyim. Hukuken ihraç olacak hiçbir şeyin içinde olmadım. Niçin ihraç edersiniz? Yüz kızartıcı bir iş olur, itirafçı ve iftiracıların arkadaşı olursunuz, partinizi satarsınız, partiye karşı sorumluluk taşımazsınız. Benim partiden atılmamı gerektiren hukuksal olarak hiçbir neden yok. Onun için ben CHP üyesiyim. Her ne kadar genel merkez yöneticileri beni silmiş olsa da, ben CHP’yi şuraya kalbime mühürlemişim.”

O HABER KANALLARINA AĞIR ELEŞTİRİLER: "AMBARGO UYGULUYORLAR"
Çizgisini bağımsız olarak tanımlayan haber kuruluşlarına meydan okuyan Gürsel Tekin, kendisine bir cevap hakkı bile tanınmamasına isyan ederek bilinçli bir ambargo uygulandığını iddia etti.
Tekin konuyla ilgili kendi aleyhinde konuşanlara yer verildiğini, ancak kendisine bu şansın tanınmadığından yakındı.
MEDYAYA ATEŞ PÜSKÜRDÜ: “ONLARA RAĞMEN SÖZ HAKKIMI KULLANACAĞIM”
“3 tane sözde bağımsız medya kuruluşu; bunun bir tanesi Now, bir tanesi Sözcü, bir tanesi Halk TV. Bakın size meydan okuyorum. Çağırın, sadece kuru sıkı atıyorsunuz. Ama adım Gürsel Tekin, hiç merak etmeyin. Tabi ki sonuna kadar hakkımızı, hukukumuzu arayacağız. Bu bilinçli bir ambargodur. Çağırın diyoruz kardeşim, çağırmıyorsunuz. Ne kadar üçkağıtçı, sahtekar varsa yayınlarınıza alıyorsunuz. Onlar bizimle ilgili bir sürü negatif cümleler kuruyorlar. Söz hakkımızı kullandırtmıyorlar. Ama kullanacağım. Onlara rağmen kullanacağım.”
“İMAMOĞLU İLE GÖRÜŞMEDİM”
16 Ekim’de Silivri’ye gideceğini söyleyen, ancak program değişikliği nedeni ile gitmediğini ifade eden Tekin, tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yeni bir görüşme planı olmadığının da altını çizdi.
“İŞLER BİTTİKTEN SONRA BURAYI ARKADAŞLARIMIZA DEVREDECEĞİZ”
Gürsel Tekin CHP İstanbul İl Başkanlığı’ndaki görevinin daha ne kadar süreceği konusundaki sorumuza, “Dava sonucunda ne çıkıp çıkmayacağını bilmiyorum. Daha görevimizi yapamadık. Görevimizi bitirdikten sonra tabiki arkadaşlarımıza bırakacağız.” ifadelerini kullandı.





