İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya Akgün ile diğer tutuklu sanıklar getirildi. Tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, bazı CHP’li meclis üyeleri ve sanıkların yakınları da duruşmayı takip etti.
DURUŞMA KİMLİK TESPİTİNİN ARDINDAN SANIKLARIN SAVUNMALARININ ALINMASINA BAŞLANDI
İddianame
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 93 sayfalık iddianamede, 3 kişi "mağdur", Akgün'ün de arasında bulunduğu 6'sı tutuklu 31 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.
Şüphelilerin belediyedeki görevleriyle üzerlerine kayıtlı şirket ve taşınmazların bilgilerine yer verilen iddianamede, suç örgütünün oluşum ve yapısını ortaya koyma noktasında soruşturma aşamasında yapılan ihbar içerikleri, alınan ifadeler ve yapılan tespitlerin önem arz ettiği, yetkili kurumlara gönderilen 19 ihbar mektubunun bulunduğu belirtiliyor.
İddianamede, "Soruşturma kapsamında alınan beyanlar, ihbar ve araştırma tutanaklarından anlaşıldığı üzere Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün başkanlık döneminde (1994-2025) Büyükçekmece'de kaçak hafriyat alanları oluşturduğu, bazı akrabalarının kontrolünde gerçekleştirilen kaçak dökümlerden haksız kazanç elde ettiği, hafriyatları ham yollarda kullandırtıp sonrasında bu alanlara açıktan asfalt yollar yaptırdığı, inşaat işleri ile uğraşan müteahhitlerden inşaat ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığı daire, villa gibi taleplerde bulunduğu, bunun karşılığında ise inşaatla ilgili izinlerin verildiği anlaşılmıştır. İnşaat ruhsatı ve iskan iznine ilişkin taleplerin bir kısmında müteahhitlere bağış adı altında zorla Büyükçekmece Spor Kulübü hesabına para gönderttiği, bir kısmında ise yapılan projelerden akrabaları ve irtibatlı olduğu kişiler üzerine daire/villa devri yaptırdığı görülmüştür." ifadelerine yer veriliyor.
Söz konusu daire ve villaların taşınmaz devir işlemlerinde göstermelik para göndermeyle yatırma işlemleri yapıldıktan sonra paranın şüphelilerce iade alındığının tespit edildiği kaydedilen iddianamede Akgün'ün belediye başkanlığının verdiği imkan ve yetkileri kötüye kullanarak iş sahiplerinden rıza ya da icbar altında temin ettiği maddi menfaati şüpheliler Adem Çukur, Güngör Gül, Ayhan Bacınoğlu, Mehmet Kılıç ve Osman Yeşilgül üzerinden gizlediği, bir süre sonra satış gibi göstererek legalize ettiğinin değerlendirildiği anlatılıyor.
RÜŞVET VE İRTİKAP GÖRÜŞMELERİNİ NURAYDIN SAK'IN YERİNE ÖMER KAZANCI GEÇTİ
İddianamede, "Şüpheli Hasan Akgün'ün Belediye Başkanlığı makamını ve makamın verdiği güç ile yetkileri kötüye kullanarak şekillendirdiği suç organizasyonunda imar ve ruhsat konularında rüşvet ya da irtikap görüşmelerini o dönem bu konulardan yetkili ve halen firari olan eski Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Nuraydın Sak'la yürüttüğü, Sak'ın yerine Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Kazancı'nın geçtiği, İmar ve Şehircilik Müdürü ve firari Emre Kekeçoğlu'nun da rüşvet/irtikap görüşmelerini Akgün adına yaptığı" değerlendirmesi yer alıyor.
Şüphelilerin, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya iş sahibinin icbar altındayken teklifi kabul etmek zorunda kalması üzerine kişileri, şüpheliler Yeşilgül, Bacınoğlu, Kılıç ile Halil Satı'ya yönlendirdiği, haksız menfaatin teslim alınmasının sağlandığı iddianamede belirtiliyor.
İddianamede, "Elde edilen haksız menfaatin bir kısmıyla belediyeye gerek açıktan gerekse resmi olarak iş yapan firmalara ödeme yapıldığı, bir kısmının ise dolaylı yollardan Akgün'ün akrabaları olan şüpheliler Gökhan Emre Akgün, Eray Kurt, Gökay Kurt, Gülin Akgün, Gökçe Merve Akgün Kurt ve Yurdagül Akgün'ün üzerine geçirildiği, bu şekilde Hasan Akgün'ün zenginleştiği" tespitleri de aktarılıyor.
Elde edilen bulgular neticesinde, şüphelilerin maksatlarının belediyeden başta imar ve iskan izni talebinde bulunan kişilerden maddi çıkar sağlamak olduğu, şüpheli Hasan Akgün ve emrinde çalışan belediye görevlisi şüphelilerin sorumluluklarını yerine getirirken yetkilerini maddi menfaat temin etmede kullandıkları, şüphelilerin Akgün adına suç işleme irade ve isteğiyle hareket ettikleri, gizlilik kurallarına sıkı sıkıya riayet ettikleri anlatılan iddianamede, özellikle taşınmaz devirlerini kendileriyle irtibat kurmayacak kişilere devrettikleri veya satım vaadi sözleşmesi yapma yolunu seçerek tapu kayıtlarında irtibatlı kişilerin görünmesinin önüne geçtikleri kaydediliyor.
İddianamede, böylece "taşınmazı kendi üzerlerine almayarak doğrudan üçüncü kişiye, firma tarafından satılmasını sağladıkları" yönündeki değerlendirme de iddianamede yer alıyor.
BÜYÜKÇEKMECE ÖZELLİKLE VİLLA PROJELERİ İÇİN TERCİH EDİLEN BİR BÖLGE
Büyükçekmece'nin fiziki ve coğrafi koşulları nedeniyle özellikle villa projeleri için tercih edilen bölgelerden biri olduğuna, ayrıca deprem riskine karşı kentsel dönüşüm ile yapılaşmaya açık yatırım potansiyeli bulunmasından ötürü ilçede büyük ölçekli projelerin bulunduğuna dikkati çekilen iddianamede, şüpheli Akgün ve emir talimatlarıyla hareket eden diğer şüphelilerin bu durumu fırsata çevirerek haksız kazanç sağlamak için müteahhitlerden özellikle yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinin onayı için rüşvet talebinde bulundukları vurgulanıyor.
İddianamede, rüşvetin genellikle proje kapsamında gayrimenkul verilmesine yönelik olduğu, "şüphelilere veya onların bulduğu üçüncü kişi veya şirketlere taşınmaz devri" şeklinde maddi menfaat temininin gerçekleştirildiği, bunu yerine getirmeyen müteahhitlerin ruhsat ve iskan işlemlerinin gerçekleştirilmediği, zabıta ve diğer denetim görevlileriyle müteahhitlere yıldırıcı cezai işlemlerin uygulandığı, müteahhitlerin talepleri yerine getirmeye mecbur bırakıldıkları belirtiliyor.
Şüpheli örgüt mensuplarının maddi menfaat taleplerinin bir kısmını Büyükçekmece Basketbol Spor Kulübünü aracı kullanarak elde ettiklerinin görüldüğü, zanlıların ilçede inşaat işleri yapan müteahhitleri "bağış" adı altında kulüp hesabına para yatırmaya zorladıkları ve bu kulübün başkanının şüpheli Osman Yeşilgül olduğu kaydediliyor.
Akgün ile Yeşilgül'ün 1980'li yıllardan itibaren tanıştıkları, Akgün'ün kasalarından birinin Yeşilgül olduğunun ilçe sakinleri tarafından bilindiği, belediyenin ve Akgün'ün basketbol takımıyla bağı olmamasına rağmen belediyeden talepte bulunan kişilerin basketbol takımına ve Yeşilgül'e yönlendirildiğinin altı çizilen iddianamede, "Ülkemizde spor kulüplerinin yasal statüleri, dernek statüsünde bulunmaları, sıkı denetime tabi olmamaları dikkate alındığında suçtan elde edilen maddi menfaatin spor kulübüne aktarılması halinde sisteme aktarılması kolaylaştırılacak ve suç gelirinin aklanması sağlanacaktır. Basketbol takımının bu yolsuzluk soruşturmasındaki rolü, suçtan elde edilen kazancı legalize etmek, sisteme sokulan parayı denetime tabi olmadan kullanmaktır." tespiti aktarılıyor.
İddianamede, Hasan Akgün'ün tüm iş sahipleriyle doğrudan görüşme yaparak kendilerinden maddi taleplerde bulunmasının olağan olmadığı, örgüt elebaşının bu konuda kimseyle doğrudan görüşme yapmayacağı, belediye şemasında görevlendirdiği kişiler üzerinden görüşmeleri sağladığı ve normalleştirdiği kaydedilerek, şu değerlendirmelere yer veriliyor:
BÖLGEDE ÇOK SAYIDA İNŞŞAT PROJESİ OLDUĞU İÇİN SUÇ ÖRGÜTÜ BUNU FIRSATA ÇEVİRDİ
"Büyükçekmece ilçesinin coğrafi ve fiziki durumuna istinaden bölgede çok sayıda inşaat projesinin yapıldığı, suç örgütünün de bu durumu haksız kazanca çevirerek inşaat projelerinden bazen taşınmaz, bazen de nakit para talebinde bulundukları, bu konuda görüşmelerin tutuklanana kadar Nuraydın Sak tarafından yapıldığı, Sak'ın firar etmesi üzerine şüpheli Ömer Kazancı ile Emre Kekeçoğlu'nun imar ve iskandan sorumlu olduğu, görüşmelerin bu kişiler aracılığıyla yapıldığı ve talepleri iş sahiplerine bu kişilerin ilettiği, iş sahibinin talebi kabul etmesi üzerine menfaatin konusu taşınmaz ve paranın teslimi için Osman Yeşilgül, Halil Satı, Ayhan Bacınoğlu ile Mehmet Kılıç'ın devreye girdiği, paranın spor kulübünün hesabına aktarılmasını ya da taşınmazların satış vaadi sözleşmesiyle Kılıç ile Bacınoğlu tarafından satılması veya devralınmasının sağlandığı soruşturma aşamasında görülmüştür."
Örgüt şemasına yer verilen iddianamede, elebaşılığını Akgün'ün yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünde, Akgün'e kamunun verdiği yetki dahilinde mutlak bir bağlılık ve itaatin bulunduğu, örgüt elebaşının verdiği talimatlara diğer üyelerin harfiyen uyduğu, Akgün'ün uzun yıllardan bu yana belediye başkanlığı görevini yürütmesi, görevinin verdiği yetkileri kötüye kullanması ve belediye içerisinde kendi yapılanmasını kurmasının ilçede çoğu vatandaşın kendisinden korkmasına ve çekinmesine neden olduğu vurgulanıyor.
İddianamede, suç örgütünün emir-talimat hiyerarşisi göz önünde bulundurulduğunda şüpheliler Nuraydın Sak, Ömer Kazancı, Emre Kekeçoğlu, Osman Yeşilgül, Güngör Gül, Adem Çukur, Mehmet Kılıç, Halil Satı ve Ayhan Bacınoğlu'nun "örgüt üyesi" olarak suç yapılanmasında yer aldıklarına, bu 9 şüphelinin sağlanan haksız kazanç sayesinde kişisel zenginleşmelerini sağladıklarının anlaşıldığına işaret ediliyor.
Ceza istemleri
İddianamede, Hasan Akgün'ün "çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "rüşvet alma", 2 kez "icbar suretiyle irtikap" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından 68 yıldan 183 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Diğer 30 şüphelinin de 14 ayrı eylemden, "rüşvet verme", "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" gibi suçlardan 16 yıldan 183 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları isteniyor.





