İstanbul Barometresi’nin nisan sayısında yer alan “İstanbul’da Sürdürülebilir Tüketim Algısı” araştırması, vatandaşların ekonomik koşullar karşısında tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiğini gösterdi.

Araştırmaya göre, “Yaşam maliyetlerindeki artış tüketim alışkanlıklarınızı nasıl değiştirdi?” sorusuna katılımcıların %34,5’i daha bilinçli tüketmeye başladığını belirtti. Bu gruptakiler, ihtiyaçlarını daha fazla sorguladıklarını, daha az ürün alıp daha seçici davrandıklarını ifade etti.

VATANDAŞ ZARURİ İHTİYAÇLAR İLE YAŞIYOR

Öte yandan ekonomik baskının sürdürülebilir tercihleri geri plana ittiğini belirtenlerin oranı da dikkat çekti. Katılımcıların %22’si artık önceliğin fiyat olduğunu ve çevresel hassasiyetlerin ikinci planda kaldığını söyledi. %21,8’lik kesim ise tüketimi azalttığını ancak bunun bilinçli bir tercih değil, ekonomik zorunluluk nedeniyle gerçekleştiğini aktardı. Tüketim alışkanlıklarının değişmediğini söyleyenlerin oranı ise %15,7 olarak ölçüldü.

Araştırmada sürdürülebilir tüketim kavramına ilişkin farkındalık düzeyi de incelendi. Katılımcıların %67,1’i bu kavramı daha önce hiç duymadığını belirtirken, tanım yapıldıktan sonra %46,3’ü sürdürülebilir tüketimi yaşam biçimine yakın bulduğunu ifade etti. Katılımcılar sürdürülebilir tüketimi en çok çevreye zarar vermeyen ürünleri tercih etmek, uzun ömürlü ürünleri kullanmak ve tamir etmek, tasarruf etmek ile yerel ve mevsimsel ürün tüketmek olarak tanımladı.

ESKİLER TAMİR EDİLİYOR

Araştırmada israf alışkanlıklarına ilişkin veriler de dikkat çekti. Katılımcıların önemli bir bölümü en fazla zaman israfı yaptığını düşünürken, enerji, para, gıda ve su da israf edilen alanlar arasında yer aldı. Gereğinden fazla kıyafet almak ve tabakta yemek bırakmak ise en yaygın israf örnekleri arasında gösterildi.

Gıda tüketimi konusunda ise daha olumlu bir tablo ortaya çıktı. Katılımcıların yaklaşık yarısı ihtiyaç kadar alışveriş yaptığını belirtirken, önemli bir kısmı artan yemekleri değerlendirdiğini ifade etti. Artan ekmek ve yemekleri doğrudan çöpe attığını söyleyenlerin oranının düşük seviyede kalması dikkat çekti. Ayrıca market alışverişine kendi çanta veya pazar arabasıyla gidenlerin oranı yüzde 60’ın üzerine çıktı.

Araştırmanın öne çıkan bir diğer sonucu ise tamir kültürünün hâlâ güçlü şekilde devam etmesi oldu. Katılımcıların yaklaşık yarısı bozulan bir ürünü önce tamir ettirmeyi tercih ettiğini söylerken, önemli bir kesim de ürünü kendi imkânlarıyla onarmayı denediğini belirtti. Hemen yeni ürün satın almayı tercih edenlerin oranı ise oldukça düşük kaldı. Bu tablo, ekonomik koşulların tüketim alışkanlıklarını dönüştürürken tasarruf ve yeniden kullanım eğilimlerini de güçlendirdiğini ortaya koydu.

Kaynak: Kanal6 Haber