Dün akşam İstanbul’un kalbi Taksim, Gümüşsuyu’nda Boğaz’ın esintisini arkasına almış, sadece damaklarda değil hafızalarda ve kalplerde de yer edecek çok özel bir gastronomi buluşması yaşandı.
CVK Park Bosphorus’un büyüleyici terası Izaka Terrace, gastronominin birleştirici gücünü kanıtlayan enfes bir projeye ev sahipliği yaptı: "3 Şef, 1 Sofra, 3 Hikaye."
Biletleri PASSO üzerinden satışa çıkan ve gastronomi meraklılarının yoğun ilgi gösterdiği gecenin bence en değerli kısmı, elde edilen tüm gelirin eğitimde fırsat eşitliğinin simgesi Darüşşafakalılar Derneği’ne bağışlanmasıydı. Masadaki her tabak, aslında bir çocuğun geleceğine dokunan birer umut oldu.

Soldan sağa: Tola Restaurant Şefi Atakan Özen, Ekonomi Gazetesi Kültür Sanat Editörü Faruk Şüyün, Izaka Terrace Şefi Serhat Eliçora, Kanal 6 Haber Muhabiri Özlem Gürpınarlı Güneş, Fairmont Quasar Aila İstanbul Şefi Kemalcan Yurttaş ve Gastronomi & Mutfak Kültürü Yazarı Reha Tartıcı
ŞEFLERİN "KOLEKTİF" DAYANIŞMASI
Gecenin ev sahibi, Izaka Terrace’ın başarılı şefi Serhat Eliçora, misafirlere organizasyonun akışını ve vizyonunu tanıttı.
Her şefin hazırlayacağı yemeklerin ardındaki hikayelere değinen Eliçora, mutfağın sadece bir zanaat değil, aynı zamanda toplumsal fayda sağlayan güçlü bir birleştirici güç olduğunu vurguladı.
Etkinliğe Bursa'dan katılarak akşama ayrı bir anlam katan Tola Restorant Şefi Atakan Özen, bu anlamlı organizasyonun bir parçası olmaktan gurur duyduğunu belirterek, gecenin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm paydaşlara ve misafirlere teşekkürlerini iletti.
Fairmont Quasar Aila İstanbul’un Şefi Kemalcan Yurttaş ise konuşmasında sosyal sorumluluk projelerinin sektördeki önemine dikkat çekti. Şeflerin bir araya gelerek kolektif bir üretim yapmasının sektör içi bilgi alışverişini ve mesleki dayanışmayı artırdığını ifade etti.
DAMAKTA KALAN İZLER VE EŞLEŞMELER
Gelelim Şarap Uzmanı Alp Açık'ın Sobran Bağları seçkileriyle taçlandırdığı, her biri ayrı birer manifesto niteliğindeki o tabaklara...
“Başlangıç”ta şef Atakan Özen tarafından hazırlanan “Zeytinyağlı Enginarın Halleri” sunuldu. Klasik bir Ege lezzeti bekleyenleri şaşırtan bu tabak, enginarı çanak, kıtır, sorbe, köpük ve emülsiyon olarak sunarak farklı dokuları bir araya getirdi. Sobran Beyazı (Early Sweet-Emir) ile uyumu, geceye ferah bir merhaba dedi.

“Ara Sıcak” tabağı ise şef Serhat Eliçora imzalı “İskenderun Karides Tart” oldu. Acı dozunun yerinde olduğu tabak, rezene püresi ve Fransız mutfağından bisk sos ile tamamlanıyordu. Gerçekten tadı damağımda kaldı diyebilirim. Bu lezzetli tabak, Sobran "Nebblush" Nebbiolo ile eşleştirilmişti.

“Ana yemek”te ise imza şef Kemalcan Yurttaş’a aitti. Barbunya ragout, köz arpacık, beyaz dut ile koruk suyunun yarattığı tatlı-ekşi dengenin bir araya geldiği bu lezzetin ismi “Gömlek Yağına Sarılmış Kuzu Sırt”. Uzun süre unutulmayacak bir tabak olan bu lezzete eşlik eden ise Sobran "Limited Edition" Nebbiolo oldu.

Gecenin finali ise şef Serhat Eliçora’dan geldi: “Çırpılmış Cheesecake”. Cheesecake'e getirilen farklı yorum, çilek ve kuzu kulağının ferah ekşiliğini yanık süt kıtırlarının çıtırlığıyla buluşturarak yaratıcı bir final sundu. Tatlının eşleştirildiği Sobran "Nebitat" isimli tatlı şarap ise ilk defa görücüye çıkan, %17,5 alkol oranlı bir üründü.

Dün akşam Izaka Terrace'ta kurulan sofrada üç şefin lezzetleri, Darüşşafakalı çocuklara umut oldu. Gece, hafızalarda hem özel tatlar hem de anlamlı bir dayanışma örneği bıraktı. Emeği geçen herkese teşekkürler.




