Hindistan’da sadece birkaç hafta içinde sosyal medyada çığ gibi büyüyen ve maskot olarak hamamböceğini seçen sıra dışı bir gençlik hareketi, ülkenin siyasi ve ekonomik dengelerini sarsmaya hazırlanıyor.

İnternette viral hale geldikten sonra kitlesel bir harekete dönüşen Hamamböceği Janata Partisi (CJP), önümüzdeki hafta sonu başkent Yeni Delhi’de ilk büyük protesto gösterisini gerçekleştirecek. Yaklaşık 1 milyon gencin katılması beklenen bu dev protesto, küresel yatırımcılar ve piyasalar tarafından da çok yakından takip ediliyor.

BİR HAKARETLE DOĞAN MİLYONLUK HAREKET

Siyasi iletişim stratejisti ve Boston Üniversitesi öğrencisi Abhijeet Dipke tarafından 16 Mayıs’ta temelleri atılan CJP, aslında yüksek yargıdan gelen bir hakarete tepki olarak doğdu. Hindistan Yüksek Mahkemesi Başyargıcı Surya Kant’ın ülkedeki işsiz gençleri "parazit" ve "hamamböcekleri" olarak nitelendirmesi, milyonlarca gençte büyük bir kırılma yarattı.

Bu aşağılamayı bir gurur vesilesine ve direniş sembolüne dönüştüren hareket, kendisini "tembel ve işsizlerin sesi" olarak tanımladı. Kısa sürede sadece Instagram’da 22 milyondan fazla takipçiye ulaşan ve 1 milyondan fazla resmi üyesi olduğunu iddia eden parti, Hindistan tarihinin en hızlı büyüyen dijital muhalefetine dönüştü.

ASYA'DAKİ DİJİTAL DALGA YATIRIMCILARI KORKUTUYOR

Uzmanlar, sosyal medyada bu denli güçlü olan sembolik bir partinin sokaktaki gerçek karşılığının ne olacağını kestirmekte zorlanıyor. Ancak protestoların olası büyüklüğü, şimdiden ekonomi çevrelerinde ciddi endişe kaynağı.

Daha önce Nepal, Bangladeş ve Endonezya gibi bölge ülkelerinde sosyal medya üzerinden örgütlenen benzer gençlik hareketleri, ekonomik faaliyetleri tamamen felç etmiş, siyasi istikrarı zorlamış ve hatta bazı ülkelerde iktidar değişimlerine yol açmıştı.

Küresel risk analiz şirketi Verisk Maplecroft’un Asya Araştırmaları Başkanı Reema Bhattacharya, yeni neslin ekonomik geleceğe olan inancını kaybettiğini vurgulayarak bu durumun yatırımcılar için büyük bir risk barındırdığını belirtiyor. Bhattacharya’ya göre, yıllardır verilen siyasi vaatlere rağmen ülkenin sahip olduğu genç nüfus avantajının bir türlü ekonomik refaha dönüştürülememesi, bugünkü patlamanın en büyük nedeni.

BAŞBAKAN MODİ İÇİN İSTİHDAM KRİZİ KAPIDA

Hindistan’ın önündeki en büyük yapısal sorun olarak büyüyen işsizlik, küresel analiz raporlarında da sıkça yer buluyor. Araştırma şirketi Bernstein, geçtiğimiz nisan ayında yayımladığı açık mektupta Başbakan Narendra Modi’yi derinleşen istihdam krizi konusunda net bir dille uyarmıştı.

Benzer şekilde Çin gibi diğer Asya devleri de ekonomik durgunluk ve düşen iş dünyası güveni nedeniyle özel sektörde istihdam yaratmakta zorlanıyor. CJP ise tam bu noktada sosyal medya üzerinden ülkedeki kalkınma eksikliğini ve işsizliği hedef alıyor. Parti sözcüsü, sistemdeki çürümenin çok derin olduğunu ifade ederek, bu hareketin sistemden hesap sormak isteyen yüz binlerce insana seslerini yükseltme fırsatı sunduğunu dile getiriyor.

SINAV SKANDALLARI VE BAKANIN İSTİFASI TALEBİ

Gençlik hareketinin öfkesi sadece genel işsizlikle de sınırlı değil; ülkedeki eğitim sistemine duyulan güvensizlik de meydanlara taşınıyor. Son dönemde lise ve üniversite sınavlarında yaşanan organize usulsüzlüklerin ardından CJP, Hindistan Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın derhal istifa etmesini talep etti. Muhalefet lideri Rahul Gandhi de eğitim sistemindeki bu kronik sorunları siyasi gündemin üst sıralarına taşıyarak gençlerin sesine destek verdi.

Modi hükümeti, sokakların gücüne yabancı değil. Hatırlanacağı üzere hükümet, 2020 yılında hayata geçirmek istediği tarım reformları nedeniyle ülke genelinde devasa çiftçi protestolarıyla karşı karşıya kalmıştı.

Yaklaşık bir yıl süren ve hayatı durma noktasına getiren o gösterilerin ardından geri adım atmak zorunda kalan hükümetin, şimdi tamamen gençlerden oluşan bu yeni ve dijital dalga karşısında nasıl bir strateji izleyeceği merakla bekleniyor.

Muhabir: Tuba Tunca