İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Rıza Talaei Nik, bölgedeki jeopolitik gerilim ve ekonomik stratejilere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Forinvest'in haberine göre; Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine dikkat çeken Talaei Nik, bu kritik su yolunun kontrolünün İran için sadece bir güvenlik meselesi olmadığını, aynı zamanda devasa bir ekonomik potansiyel barındırdığını ifade etti. Sözcü, boğaz üzerindeki hakimiyetin tam anlamıyla tesis edilmesinin, ülkeye mevcut petrol gelirlerinin iki katı düzeyinde bir mali kaynak sağlayacağını ve Tahran’ın dış politikadaki elini eşsiz bir şekilde güçlendireceğini vurguladı.

GERİ ADIM ATILMAYACAK MESAJI
Salı günü basın mensuplarıyla bir araya gelen Tuğgeneral Talaei Nik, İran halkı ve silahlı kuvvetlerinin sergilediği direncin, dış güçlerin stratejik hedeflerine ulaşmasını engellediğini belirtti. Mevcut askeri ve siyasi atmosferi "bir savaş süreci" olarak nitelendiren Sözcü, gelinen noktadan sonra herhangi bir geri adım atılmasının söz konusu olmadığını dile getirdi. Düşman hatlarından gelebilecek her türlü yeni tehdit, saldırı veya saldırganlık girişimine karşı tetikte olduklarını söyleyen Talaei Nik, böyle bir durumda İran'ın vereceği yanıtın "derhal, kararlı, ezici ve pişmanlık verici" olacağının altını çizdi.
DİPLOMASİ VE SAHA ARASINDAKİ TERCİH
Konuşmasında doğrudan ABD ve İsrail’i hedef alan Sözcü, bu güçlerin İran halkının meşru haklarını tanımaktan başka seçenekleri kalmadığını savundu. Batılı güçlerin ya diplomasi masasında ya da savaş alanında İran'ın haklarını kabul etmek zorunda kalacağını ifade eden Talaei Nik, düşmanın içine düştüğü "bataklıktan" çıkmasının tek yolunun İran’ın taleplerini karşılaması olduğunu ileri sürdü. İran’ın hem sahada hem de diplomatik müzakerelerde rüştünü ispat ettiğini belirten yetkili, diplomasi yoluyla sonuç alınamaması durumunda askeri yenilgilerin tekrarlanacağı uyarısında bulundu.
ABD GEMİLERİNİN ÇEKİLMESİ VE ASKERİ KARARLILIK
Bölgedeki askeri hareketliliğe de değinen Tuğgeneral Talaei Nik, son dönemde ABD’ye ait savaş gemilerinin çatışma bölgelerinden peş peşe çekilmesini İran’ın bir başarısı olarak yorumladı. Bu çekilmenin bir tesadüf olmadığını savunan Sözcü, söz konusu durumun İran Silahlı Kuvvetleri, Devrim Muhafızları ve ordunun sahadaki caydırıcılığından kaynaklandığını iddia etti. Talaei Nik, İran’ın savunma kapasitesinin ve sahadaki kararlılığının bölgesel dengeleri değiştirdiğini belirterek açıklamalarını tamamladı.




