Hürmüz Boğazı'nda sular ısınıyor, molla rejiminin stratejik ticaret yolunu kilitlemesiyle petrol fiyatları küresel piyasada alarm veriyor. Ancak dünya ekonomisi için beklenen "nefes borusu" Riyad’dan geldi. Suudi Arabistan, İran ablukasını boşa çıkarmak için devasa Doğu-Batı boru hattını (Petroline) tam kapasiteyle devreye soktu. Bloomberg'in raporuna göre, çölü boydan boya geçen bu devasa hattan günlük yaklaşık 7 milyon varil petrol akıyor.
HÜRMÜZ DEVRE DIŞI: ÇÖLÜN ORTASINDAKİ CAN SİMİDİ
Yaklaşık 1200 kilometre uzunluğundaki bu hat, Suudi Arabistan’ın Basra Körfezi’ndeki üretim sahalarını doğrudan Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na bağlıyor.
Bu hamle, küresel petrol tüketiminin beşte birinin geçtiği, ancak şu an İran tarafından adeta boğazı sıkılan Hürmüz Boğazı’nı tamamen bypass etmek anlamına geliyor. Normal şartlarda günde 20 milyon varilin geçtiği o kritik nokta tıkalıyken, Suudilerin Petroline hattı küresel arz güvenliği için tek "can simidi" konumunda.
40 YILLIK STRATEJİ BUGÜN HAYAT KURTARIYOR
Suudi yönetimi, bugün yaşanan krizin provasını aslında onlarca yıl önce yapmıştı. Rejimler arası gerilimin zirve yaptığı 1981 yılında inşa edilen bu hat, tam da "Hürmüz kapanırsa ne yaparız?" sorusunun yanıtı olarak tasarlanmıştı.
Benzer bir stratejiyi 2008-2012 yılları arasında Birleşik Arap Emirlikleri de izlemiş, Alman devleri Siemens ve Salzgitter’in yardımıyla ADCOP hattını kurmuştu. Şimdi bölgedeki aktörler, tankerlere güvenmek yerine boru hatlarının güvenli limanına sığınıyor.
KRİTİK UYARI: CAN DAMARI AYNI ZAMANDA BİR HEDEF
Rakamlar umut verici olsa da uzmanlar temkinli. Petroline hattı üzerinden akan petrolün bir kısmı Suudi Arabistan’ın iç tüketimine gidiyor, yani ihraç edilebilir miktar kağıt üzerindeki verilerden biraz daha az. Daha da önemlisi, bu stratejik hat savunmasız bir dev gibi.
Geçmişte insansız hava aracı (İHA) saldırılarının hedefi olan boru hattı, küresel ekonominin ana damarı haline geldiği şu günlerde İran ve müttefikleri için en öncelikli "açık hedef" olma riskini taşıyor.