Sosyal medya hesabından açıklama yapan Baş, ABD ile İran arasındaki gerilimin yalnızca bölgesel bir kriz olmadığını, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir sürecin parçası olduğunu söyledi.
Baş, mevcut uluslararası sistemin ciddi kırılmalar yaşadığını belirterek, uzun yıllardır dünya ekonomisine yön veren Amerikan merkezli düzenin zayıflamaya başladığını savundu. Çin’in yükselişi, Rusya’nın etkisinin artması ve BRICS ülkelerinin genişlemesiyle birlikte yeni bir güç dengesinin oluştuğunu ifade eden Baş, milli paralarla ticaretin yaygınlaşmasının da dolar merkezli yapıyı sarstığını dile getirdi.
İRAN KRİZİ SADECE BÖLGESEL BİR GERİLİM DEĞİL
İran’ın bu yeni denklemde kritik bir konumda bulunduğunu belirten Baş, yaşanan sürecin yalnızca Ortadoğu’daki bir çatışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Baş’a göre küresel ölçekte enerji yolları, ekonomik hakimiyet ve siyasi nüfuz alanları üzerinden büyük bir paylaşım mücadelesi yaşanıyor.
ABD’nin eski küresel gücünü korumak adına daha sert politikalar izlediğini savunan Hüseyin Baş, NATO içerisindeki görüş ayrılıkları ve Avrupa’nın yeni arayışlarının da mevcut düzenin değişmeye başladığını gösterdiğini ifade etti.
TÜRKİYE KENDİ MEDENİYET PERSPEKTİFİNİ ORTAYA KOYMALI
Açıklamasında Türkiye’nin önündeki tercihlere de dikkat çeken Baş, ülkenin ya Batı merkezli ekonomik politikalarla yoluna devam edeceğini ya da kendi milli ekonomik yaklaşımını güçlendirerek yeni dönemde bağımsız bir aktör haline geleceğini söyledi.
Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunların yalnızca geçici bir kriz olmadığını savunan Baş, mevcut liberal ekonomik sistemin toplumun geniş kesimlerine refah sağlayamadığını ileri sürdü. Çalışan milyonlarca insanın yoksullaştığını, üretimin gerilediğini ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin büyüdüğünü belirten Baş, yaşanan süreci “yanlış sistem krizi” olarak nitelendirdi.





