İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk davasının ilk günü, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görüldü. Davada 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanık yargılanıyor.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşma öncesinde, salon ve çevresinde jandarma ekiplerince güvenlik kontrolü yapıldı.

SAAT 16.45! İBB DAVASINDA İLK GÜN SONA ERDİ

Mahkeme başkanı, talepleri reddettikten sonra Ramazan ayı nedeniyle duruşmayı erken bitirdiğini söyledi. İBB Davası yarın saat 10.00'da devam edecek.

Duruşma sonunda tartışma çıktı, mahkeme heyeti salonu terk etti.

Salona seslenen Ekrem İmamoğlu, "Biraz mertliği varsa bu insanları bırakır tek başına benimle mücadele eder." ifadelerini kullandı.

SAAT 14.45! İMAMOĞLU'NUN AVUKATLARINDAN REDDİ HAKİM TALEBİ

Verilen aradan sonra dava, Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan'ın avukatı Hasan Fehmi Demir'in usule ilişkin talepleriyle başladı.

Davanın ağır güvenlik önlemleri altında başladığına değinen Demir, "Bize inanmıyorsanız bir kere makam araçlarınızı bırakın, sivil olarak girin, özel girişleriniz yerine ana kapıyı kullanın. Ne demek istediğimizi anlarsınız" dedi.

Avukat Demir, "Bu ortamın yaratılmasında heyetinizin payı büyük ama siyasi iktidarın da hakkı yenmemeli. Bu yargılamalar Ergenekon ile başladı. Sonra Balyoz'da daha büyük salona geçildi. Bu binanın tarihi bundan ibarettir. O gün aldananlar bugün de bu cezaevlerini ve toplama kamplarını inşa etmektedir" ifadelerini kullandı.

Avukat Demir, mahkemenin bağımsızlık ve tarafsızlığını yitirdiğini öne sürerek, reddi hakim talebinde bulundu.

İmamoğlu'nun avukatı Fikret İlkiz de sanık savunmalarının sırasını, duruşma salonunun kapısına asılan listeyle öğrendiklerini, ölçülülük konusunda heyete güvenmediklerini ifade ederek, yargı ilkelerine uymadıkları iddiasıyla mahkeme heyetini reddettiklerini söyledi.

Bazı sanık avukatları ise reddi hakim talebi karara bağlanmadan duruşmaya devam etmenin usule aykırı olduğunu belirterek, talebin karara bağlanmasını istedi.

Duruşma, avukatların usule ilişkin taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

Fikret İlkiz, şu ifadeleri kullandı: Bize duruşmada sanık sıralama listesi vermediniz. 'Kapıya astık gidin fotoğrafını çekin' dediniz. Savcılık makamına böyle dediğinizi düşünmüyorum. Size ölçülülük konusunda güvenmiyoruz. Biz görüşülmeyecek insanlar değiliz. Biz savunmayız, biz avukatız. Salona hangi sayıda gazeteci alınacağına gazeteciler karar verir. İstiyorsunuz ki sanıkların hiçbirinin yüzü gözükmesin. Bu bir yargılama değil.

SAAT 14.10! İMAMOĞLU SALONA GELDİ! DAVA YENİDEN BAŞLADI

Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında yaşanan gerilimin ardından ara verilen duruşma yeniden başladı. Tutuklu sanıklar salona getirildi. Ardından İmamoğlu da mahkeme salonuna geldi.

SAAT 11.45! İMAMOĞLU SALONDAN ÇIKARILDI! DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşma salonunda yaşanan gerginliğin ardından Ekrem İmamoğlu ve tutuklu sanıklar salondan çıkarıldı. Saat 13.30'a kadar duruşmaya ara verildi.

SAAT 11.30! MAHKEME HEYETİ SALONU TERK ETTİ

Tepkiler üzerine mahkeme başkanı salonu boşaltma kararı verdi. İBB davasında "salonu boşaltın" talimatı verildi. Mahkeme heyeti salondan ayrıldı.

SAAT 11.20! İMAMOĞLU İLE MAHKEME BAŞKANI ARASINDA GERİLİM

Davada en son savunmayı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu yapacak. İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, Ekrem İmamoğlu’nun arkadaşlarını selamlama konuşması yapması talebini iletti.

Ancak Mahkeme Başkanı, "Burası onun alanı değil. Diğer yargılamalarda olmuyor böyle bir şey" dedi.

DURUŞMADA ORTAM GERİLDİ

Ekrem İmamoğlu söz almak istedi, mahkeme başkanı engelledi ve İmamoğlu'nun mikrofonunu kapattı.

Mahkeme başkanı, "Ekrem bey böyle kafanıza göre devam edemezsiniz. Böyle devam edersen çıkartırım duruşmadan" dedi, İmamoğlu'nun yanıtı "Bu şekilde yargılamaya başlamanızı yanlış buluyorum" oldu.

Mahkeme başkanı tartışma üzerine ara karar kurdu:

"Sanık Ekrem İmamoğlu kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye gelerek, uyarılmasına rağmen konuşmaya devam ettiği, kendisinin yerine geçmesi söylenmesine rağmen uyarıya biat etmediği görülmekte. Duruşma düzenini bozan davranışlara devam etmektedir. Bir daha benzer davranışta salondan çıkarılması istendi. Oy birliğiyle karar verildi."

SAAT 11.00! EKREM İMAMOĞLU DURUŞMA SALONUNDA!

Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirildi. Seyirciler ve avukatlar İmamoğlu'nu ayakta alkışladı.

Tutuklu sanıklardan Buğra Gökçe, Aykut Erdoğdu, Murat Ongun, Murat Çalık, Fatih Keleş, Necati Özkan ve Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan duruşma salonuna geldi.

Imamoğlu-5

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI

Bina ve salon içinde güvenlik güçleri tarafından yoğun güvenlik önlemi alındı. Duruşmaya gelenler, oluşturulan güvenlik noktasında kimlik ve araç plakası kontrolü yapılmasının ardından binaya yönlendiriliyor.

H C8H Hya Xk A A1 Fu8

Silivri Kaymakamlığı'nca alınan karar doğrultusunda, duruşma salonu çevresi, cezaevi ziyaretçi otoparkı ile cezaevi kampüsü tel örgü sınırından başlayarak bir kilometrelik alan içerisinde toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, pankart, döviz açma, slogan atma, çadır kurma, stant açma, yazılı veya üzerinde sembol bulunan kıyafetlerle duruşma salonu bölgesine gelme, fotoğraf ve görüntü çekme gibi eylemler, 31 Mart'a kadar yasaklandı.

SAAT 09.30! SALONA GİRİŞLER BAŞLADI

Saat 09.30 itibarıyla tutuksuz sanıklar, avukatlar ve partili izleyiciler salona alınmaya başlandı.

SAAT 09.00! DİLEK İMAMOĞLU VE SELİM İMAMOĞLU SİLİVRİ'DE

Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu, Silivri'de duruşmayı bekliyor. Duruşma öncesi konuşan Dilek İmamoğlu, canlı yayın taleplerini sık sık dile getirdiklerini ancak bu isteklerinin gerçekleşmediğini ifade etti.

ÖZGÜR ÖZEL: BU BİR KUMPAS DAVASIDIR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmayı izlemek için Silivri'ye geldi.

Basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan Özel, şöyle konuştu: Vallahi '1 ay içinde insan içine çıkamazlar' diyordu, son 3 gün içinde 5 şehirden geliyoruz. 'Birbirlerinin yüzlerine bakamazlar' diyordu. Birbirlerinin yüzlerine bakamaz hale gelenler karşımızda. Biz alınımız açık, başımız dik, arkadaşlarımızla birlikteyiz. Bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan'ın kendinden sonraki cumhurbaşkanına ve kendinden sonraki iktidara yaptığı darbe girişimidir. Milletin vicdanına toslamıştır. Milletin vicdanından geri dönmüştür. Şimdi, darbe sürecinin şekil şartını tamamlamak üzere davayı takip etmeye geldik.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ekrem Imamoglu Diploma Davasi Habermeydan-1

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Ekrem Imamoglu

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Ekrem Imamoglu Ndan Hakkinda Acilan Sorusturmaya Tepki Seytanin Bile Aklina Gelmez

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Kaynak: AA