SİYASET

İmamoğlu'ndan sert savunma: "Kılıçdaroğlu bana teklif etti"

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'ndaki usulsüzlük iddiaları üzerine açılan davaya Ankara'da devam edildi. Başka bir soruşturma nedeniyle tutuklu bulunan ve görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, SEGBİS ile bağlandığı duruşmada yargılama sürecine tepki gösterdi.

Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasında, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına devam edildi. Hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ve CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla savunma yaptı.

"MARKET KARTI" İDDİALARINA YANIT

Duruşmada ilk olarak söz alan tutuklu sanık CHP PM Üyesi Baki Aydöner, tanık beyanlarını reddetti. İstanbul il kongresinde delegeleri etkilemek için "market kartı dağıttığı" iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Aydöner, bu konuda İstanbul'da verilen takipsizlik kararını hatırlattı.

Aydöner savunmasında, "Bugüne kadar görev aldığım hiçbir şeyle böyle bir suçlamayla karşılaşmadım. Ben kendi hayatımı neden riske atayım, 15 yıllık partili hayatıma neden leke süreyim? Bana ne kim genel başkan, bana ne kim olmuş. Bizim lekelenmeme hakkımız, ailemiz yok mu? Bu vicdansızlar yüzünden bugün burada yargılanıyoruz" ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU: DİVAN BAŞKANLIĞINI KILIÇDAROĞLU TEKLİF ETTİ

Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Ekrem İmamoğlu ise savunmasında kurultayın şeffaf yürütüldüğünü vurguladı. Delegeleri etkileme gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirten İmamoğlu, kendisine divan başkanlığı teklifinin bizzat dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan geldiğini söyledi. İmamoğlu, "Konuşmanın içeriği çekilme durumu üzerine değil, kurultayın sakince geçmesine yönelikti" dedi.

"YARGI TACİZİ ALTINDAYIZ"

Yargının ve mahkemelerin meşgul edilmesinin "utanç verici" olduğunu savunan İmamoğlu, savunmasında sert ifadeler kullandı. Davayı "seviyesiz ve mesnetsiz" olarak nitelendiren İmamoğlu şunları kaydetti:

"Delegenin özgür iradesiyle hayata geçirilen bir gündür. Sonradan kurgulu olan anlatıların ne hukuki ne de siyasi bir karşılığı vardır. Hukuki temelden yoksun iftiraları şiddetle reddediyorum. Gerçeğin olmadığı bir senaryonun ayakta kalması mümkün değildir."

"2.5 METREKARELİK ODADAN SAVUNMA YAPIYORUM"

Savunmasında tutukluluk koşullarına ve adil yargılanma hakkına da değinen İmamoğlu, avukatının yanında bulunmasına izin verilmemesini eleştirdi:

"Yargı tacizi altında, tecridi yüksek bir cezaevinde 2,5 metrekarelik bir SEGBİS odasından avukatımızın yanımızda bulunmasını talep ettim. Ancak 'böyle bir uygulamamız yok' dendi. Ben de duruşma salonunda olmayı istedim. Bütün mahkemelerde hakimlerin, heyetlerin değiştirildiği uygulamalara maruz kaldığımızı siz de takip ediyorsunuz. Bugünkü siyasi iktidarın organize ettiği işlerin çerçevesinde oluşan bu mahkemelerde avukatlarımızın yanımda olmasını beklerdik."

İmamoğlu, savunmasının sonunda kendisi ve diğer sanıklar için beraat talebinde bulunarak sonraki duruşmalara katılmak istemediğini belirtti.