Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisindeki enflasyon dinamiklerini mercek altına alan kapsamlı bir çalışma yayımladı. Ekonomistler Tara Iyer, Agustin Roitman ve James Walsh tarafından kaleme alınan raporda, Türkiye’de enflasyonla mücadelenin önündeki en büyük engelin artık mal fiyatları değil, giderek katılaşan hizmet enflasyonu olduğu tespiti yapıldı. Analiz, 2021 yılından bu yana mal ve hizmet fiyatları arasındaki makasın dramatik bir şekilde açıldığını ortaya koyarken, fiyat artışlarının lokomotifinin el değiştirdiğine dikkat çekti.

MAL FİYATLARI GERİLERKEN HİZMETLER ZİRVEYE TIRMANDI

Raporda sunulan verilere göre, 2021 sonrası dönemde Türk lirasındaki değer kaybı başlangıçta mal fiyatlarını hızla yukarı çekmişti. Ancak 2022 yılının ortalarından itibaren döviz kurunun görece daha stabil bir seyir izlemesiyle birlikte mal enflasyonunda bir yavaşlama trendi gözlendi. Bu dönemde asıl çarpıcı gelişme ise hizmet sektöründe yaşandı. Mal fiyatlarındaki durulmaya rağmen hizmet fiyatlarının yükselmeye devam etmesi, enflasyonun genel seviyesini aşağı çekmeyi zorlaştıran bir unsur olarak öne çıktı.

ENFLASYONUN YARISINDAN FAZLASI HİZMET KAYNAKLI

IMF ekonomistleri, hizmet sektörünün toplam enflasyon içindeki ağırlığının son yıllarda devasa bir boyuta ulaştığını verilerle ortaya koydu. 2021 yılında manşet enflasyona sadece 6 puanlık bir katkı sunan hizmet kalemlerinin, 2024-2025 projeksiyonlarında bu katkıyı 30 puanın üzerine taşıdığı belirtildi. Güncel durumda manşet enflasyonun yarısından fazlasının hizmetler sektöründeki fiyat artışlarından kaynaklandığı vurgulanırken, bu artışın en güçlü tetikleyicisinin ise kontrol altına alınamayan kira fiyatları olduğu ifade edildi.

DÖVİZ KURUNUN ETKİSİ HİZMETLERDE DAHA SINIRLI

Çalışmanın en dikkat çekici bölümlerinden birini ise döviz kuru şoklarının fiyatlara yansıma kapasitesi oluşturdu. IMF’nin hesaplamalarına göre, döviz kurunda yaşanacak olası bir yüzde 10’luk artış, mal fiyatlarını 5 puana yakın bir oranda yukarı iterken, hizmet fiyatları üzerindeki etkisi yalnızca 1 puan civarında kalıyor. Bu durum, hizmet enflasyonunun kur hareketlerinden ziyade iç talep, beklentiler ve geçmiş enflasyona dayalı fiyatlama davranışları gibi daha "yapışkan" faktörlerle beslendiğini kanıtlıyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber