SİYASET

İmralı’dan 2. aşama mesajı: Öcalan 27 Şubat'ta ne açıklayacak?

DEM Parti, 27 Şubat’ta düzenleyeceği etkinlikle Abdullah Öcalan’ın “ikinci aşama” mesajını açıklayacağını duyururken; siyasette “baş müzakereci” ve “statü” tartışmaları alevlendi. Hükümet kanadı şahsa özel bir düzenleme olmayacağını vurgularken, muhalefet statü kavramının egemenlik sorunu olduğunu belirterek sert tepki gösterdi.

DEM Parti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın örgütüne fesih çağrısı yaptığı 27 Şubat 2025 tarihinin yıldönümünde kritik bir etkinliğe imza atmaya hazırlanıyor. Yarın Ankara Çankaya’daki Yılmaz Güney Sahnesi’nde düzenlenecek olan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” programında, İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar tarafından Öcalan’ın sürecin “ikinci aşamasına” dair kaleme aldığı yeni mesajı kamuoyuna açıklanacak. Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın da yer alacağı programda, silah bırakan örgüt mensuplarının topluma uyumu, siyasetin demokratikleşmesi ve “demokratik cumhuriyet” hedefi gibi başlıkların öne çıkması bekleniyor.

8 MART VE NEVRUZ İLE TOPLUMSAL DESTEK ARANACAK

Sürecin toplumsal ayağını güçlendirmeyi hedefleyen DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), dün yaptığı toplantıda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 21 Mart Nevruz hazırlıklarını masaya yatırdı. Meclis Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın tamamlanmasının ardından, komisyon raporunda önerilen yasal değişikliklerin ivedilikle hayata geçirilmesini isteyen parti yönetimi; kayyum uygulamaları, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gibi yasa değişikliği gerektirmeyen tavsiyelerin derhal uygulanması çağrısında bulunuyor.

ANKARA’DA "STATÜ" POLEMİĞİ ALEVLENDİ

Sürece dair tartışmalar, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın 17 Şubat’ta yaptığı, "Kalıcı bir barış için Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları fiilî değil, resmî ve yasal bir düzenlemeyle güvence altına alınmalıdır" açıklamasıyla yeni bir boyut kazandı.

Bu çıkışın ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup Toplantısı’nda yönelttiği, "PKK’nın kurucu önderliğinin statü açığı nasıl kapatılacaktır? Öcalan’ın statü sorunu nasıl ele alınacak?" soruları, siyaset kulislerinde “umut hakkı” tartışmalarını tetikledi. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları ise bu duruma karşılık Öcalan için “baş müzakereci” ve “ana aktör” statüsü talep ettiklerini belirterek; Öcalan’ın akademisyen, gazeteci ve siyasilerle görüşebilmesinin önünün açılması gerektiğini savundu.

ADALET BAKANLIĞI’NDAN "ŞAHSA ÖZEL DÜZENLEME" REDDİ

Tartışmaların odağındaki Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin nihai raporun Meclis’e sunulduğunu belirterek yasal düzenleme takdirinin TBMM’de olduğunu vurguladı. Bakan Gürlek, kamuoyundaki beklentilere dair, “şahsi cezasızlık algısı, genel af ya da şahsa özgü bir düzenleme söz konusu değil” açıklamasını yaparak hükümetin kırmızı çizgilerini hatırlattı. Öte yandan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ise Öcalan’ın İmralı’dan çıkma beklentisi içinde olmadığını ancak müzakereler için “özgür koşulların” oluşturulması gerektiğini dile getirdi.

MUHALEFETTEN SERT TEPKİ: "İMRALI'NIN STATÜSÜ YOKTUR"

Süreçteki statü tartışmalarına en sert tepki İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’ndan geldi.

Bahçeli’yi hedef alan Dervişoğlu, statü kavramının devletler için geçerli olduğunu ve konunun bir egemenlik sorunu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Çok seviyorsan o rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak yanına al beyefendi. 57 senelik çınar MHP’nin adını da Halkların Hareket Partisi yaparsın olur biter. Sonunda bu millet hem senden kurtulur hem de Abdullah Öcalan belasından. İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur.”