Türk televizyon tarihinin unutulmaz yapımlarından 'Sihirli Annem' dizisinde uzun yıllar birlikte rol alan İnci Türkay, 2011 yılında hayatını kaybeden yakın dostu Defne Joy Foster ile ilgili yürek burkan açıklamalarda bulundu. Türkay, YouTube'da Uzman Psikolog & Yazar Gökhan Çınar'ın programı "Katarsis"e konuk oldu ve ünlü oyuncunun hayatını kaybettiği o feci geceye dair çarpıcı itiraflarda bulundu.

DEFNE JOY FOSTER'LA OLAN KÜSLÜĞÜN NEDENİNİ ANLATTI

Defne Joy Foster ile ölümünden önce aralarında bir kırgınlık dönemi geçtiğini dile getiren İnci Türkay, tartışmanın fitilini ateşleyen olayı şu sözlerle aktardı:

"Benim Silvia adında beyaz bir Golden Retriever köpeğim vardı. Yanımdan hiç ayırmıyor, sete de götürüyordum. Hatta sonradan AKUT köpeği bile olmuştu. Defne’nin ise astımı vardı. Ona 'Oraya girme, içeride Silvia var' diyordum. O da bana 'Şu köpeği getirip götürme' diye kızıyordu. En sonunda bu yüzden kavga ettik. Ben de ona kızdım; 'Sen köpeğin tüyünden rahatsız olacağına sigara içmeyi bırak, astım hastasısın' dedim. Böyle sert bir tartışma yaşadık ve birbirimize kırıldık."

"KAL BURADA DİYE ISRAR ETTİM"

Yaşanan kırgınlığın ardından Foster'ın hayatını kaybettiği gün barıştıklarını söyleyen Türkay, o dönem Nişantaşı'nda oturduğunu ve komşu olduklarını belirten ünlü oyuncu, son görüşmelerini şu sözlerle özetledi:

"O gün bana geldi, barışmıştık. 'Akşam Beyoğlu’na çıkalım' dedi. Ben gece hayatını hiç sevmem. Üstelik o gün grip gibiydim, ikimiz de çok yorgunduk. 'Ne işin var, çıkma. Kal burada' diye ısrar ettim. O ise 'Yok, gideceğim, sen de gel' dedi. Onu son görüşüm oldu. O gece sabaha karşı vefat haberini aldım. Her şey o gece oldu..."

"RÜYALARIMDA O KAPIYI KAPATIYORUM"

Yıllar geçmesine rağmen yaşadığı şoku atlatamadığını itiraf eden İnci Türkay, dostunun ardından günlerce boş duvara baktığını söyledi. Ünlü oyuncu, içindeki dinmeyen sızıyı şu yürek sızlatan sözlerle noktaladı:

"Şimdi oyunumdaki sorgulama listesinde bu soru da var: Engelleyebilir miydim? Acaba o ölümü engelleyebilir miydim? Bırakmasaydım onu... Ne yapacaktım, kapıyı üzerine mi kilitleyecektim? Gitti işte... O kadar dil döktüm aslında, 'Bu saatte trafikte ne işin var' dedim ama dinletemedim. Vefatından sonra günlerce salonda oturup duvara baktım. Çok zor bir şey. O evden çıkışını zihnimde defalarca, defalarca yeniden yaşadım. Rüyalarımda o kapıyı kapatıyorum, itiyorum, gitmesin diye zincirliyorum. Ama gerçekte gitti..."

Muhabir: Özlem Gürpınarlı Güneş