Türkiye, elektrikli otomobil pazarında gerçekleştirdiği sıçrama ile dünya basınında geniş yer buldu. İngiliz The Guardian gazetesinde yayımlanan kapsamlı analizde, Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük dördüncü elektrikli otomobil pazarı konumuna yükselmesi "bölgesel bir liderlik örneği" olarak nitelendirildi. Yerli üretim Togg'un lokomotif görevi gördüğü bu süreçte, Türkiye'nin elektrikli araç (BEV) pazar payı Avrupa Birliği ortalamasına yaklaştı.

TÜRKİYE AVRUPA LİSTELERİNDE ÜST SIRALARA TIRMANDI
Son iki yıl içerisinde benzeri görülmemiş bir büyüme ivmesi yakalayan Türkiye; Almanya, İngiltere ve Fransa'nın ardından Avrupa'nın dördüncü büyük pazarı oldu. 2016 yılında yalnızca 44 adet olan elektrikli araç satış rakamı, 2025 yılı verilerine göre toplam otomobil satışlarının yüzde 16,7'sine ulaştı. Bu oran, yüzde 17,4 olan Avrupa Birliği ortalamasına ramak kaldığını gösteriyor. Analistler, Türkiye'nin bu hızıyla Güney ve Doğu Avrupa ülkelerini geride bıraktığını ifade ediyor.

TESLA ARTIK TÜRKİYE'DE SIRADANLAŞTI
Habere göre, elektrikli araçlara erişimin yaygınlaşması tüketici algısını da değiştirdi. İstanbul'dan mekatronik mühendisi Berke Astarcıoğlu'nun görüşlerine yer verilen haberde Astarcıoğlu, 2023'te bir Tesla aldığında yaşadığı deneyimi şu sözlerle aktarıyor:
"Premium bir ürün, herkesin sahip olamadığı, size mutluluk veren bir şeydir. Ancak benim Tesla'm burada artık sıradan bir araba haline geldi."

DÖNÜŞÜMÜN ANAHTARI YERLİ ÜRETİM TOGG
Türkiye’nin elektrikli otomobil devriminde en büyük pay, yerli üretici Togg’a atfediliyor. Devlet bankalarının sağladığı kredi imkanları ve vergi düzenlemeleriyle desteklenen Togg, 2024 itibarıyla satış rakamlarında Tesla'yı geride bıraktı. Türkiye Elektrikli ve Hibrit Araçlar Derneği kurucusu Berkan Bayram, Togg'un elektrikli araç sahipliğini normalleştirdiğini ve "Türk alıcıların kalbini kazandığını" belirtti.

EKONOMİK MOTİVASYON VE STRATEJİK AVANTAJ
Ember analisti Ufuk Alparslan, "Pratik açıdan bakıldığında, Türkler elektrikli araçları çevre dostu olduğu için değil, işletme maliyetleri daha düşük olduğu için satın alıyorlar. Motivasyon tamamen ekonomik." diyerek bu yönelimi tamamen rasyonel bir tercihe bağlıyor. Öte yandan uzmanlar, petrol ithal etmeyen Türkiye için bu dönüşümün enerji bağımlılığını azaltacak stratejik bir hamle olduğunu vurguluyor.





