DÜNYA

İngiltere’de göçmen krizi: 600 erkek sığınmacı planına karşı barikat kurdular

İngiltere’nin West Sussex bölgesindeki Cowborough Ordu Kampı önünde toplanan yüzlerce kişi, İçişleri Bakanlığı’nın eski kışlayı 600 erkek göçmen için barınma merkezine dönüştürme planını protesto etti. Halkın yerel güvenlik ve altyapı yetersizliği gerekçesiyle bayrak ve pankartlarla başlattığı eylem, hükümetin göçmen stratejisine yönelik artan toplumsal tepkiyi bir kez daha gözler önüne serdi.

İngiltere’nin sakin bölgelerinden West Sussex, bugün büyük bir protesto dalgasına ev sahipliği yaptı. Cowborough Ordu Kampı önünde toplanan yüzlerce mahalle sakini ve aktivist, İçişleri Bakanlığı’nın eski askeri kışlayı sığınmacı barınağına dönüştürme planına sert tepki gösterdi. Ellerinde bayraklar ve yerel güvenliğe dikkat çeken pankartlarla kamp girişini kapatan göstericiler, hükümetin kararından geri adım atmasını talep ediyor.

600 ERKEK GÖÇMEN PLANI TANSİYONU YÜKSELTTİ

Gerginliğin merkezinde, İçişleri Bakanlığı'nın eski kışlayı 600 erkek sığınmacının barınacağı bir merkeze dönüştürme projesi yer alıyor. Bölge halkı, yerel altyapının, sağlık hizmetlerinin ve güvenliğin bu kadar büyük bir nüfus artışını kaldıramayacağını savunuyor. Göstericiler, bakanlığın yerel yönetimle ve halkla yeterince istişare yapmadan bu kararı aldığını iddia ederek "Köyümüzü ve güvenliğimizi korumak istiyoruz" mesajı verdi.

ASKERİ ALANLAR SIĞINMACI MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR

İngiltere genelinde otel masraflarını düşürmek amacıyla atıl durumdaki askeri üslerin ve kışlaların barınma merkezi olarak kullanılması, hükümetin yeni göç stratejisinin bir parçası. Ancak Cowborough örneğinde olduğu gibi, bu planlar giderek daha fazla yerel direnişle karşılaşıyor. Emniyet güçleri, kamp önünde yoğun güvenlik önlemleri alırken, göstericiler plan resmen iptal edilene kadar eylemlerine devam edeceklerini duyurdu.

SOSYAL VE GÜVENLİK KAYGILARI ÖN PLANDA

Protestocuların taşıdığı pankartlarda "Hizmetlerimiz yetersiz", "Kışla sığınmacı kampı olmasın" ifadeleri dikkat çekti. Mahalle sakinleri, bölgedeki okul ve hastane kapasitelerinin halihazırda doluluk sınırında olduğunu, 600 ek kişinin bölgeye getirilmesinin sosyal dokuyu zedeleyeceğini ileri sürüyor. Hükümet kanadından ise henüz protestolara dair resmi bir açıklama gelmedi.