İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Planlama Ajansı (İPA), aylık veri bülteni İstanbul Barometresi’nin Mart sayısını yayımladı. Bu ayın tematik odak noktası olarak belirlenen “İstanbul’da Yaşlılıkta İyilik Hali” araştırması, kentin giderek yaşlanan nüfusunun profilini çıkardı. 752 katılımcı ile yapılan görüşmeler neticesinde, yaş almış bireylerin sadece ekonomik olarak değil, psikolojik ve fiziksel sağlık açısından da ciddi risklerle karşı karşıya olduğu saptandı.
SAĞLIKTA GELİR UÇURUMU
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, sosyoekonomik statünün sağlık algısı üzerindeki belirleyici etkisi oldu. İstanbul genelinde sağlığını “iyi” olarak tanımlayanların oranı yüzde 35,6 seviyesinde kalırken, bu oran gelir gruplarına göre keskin bir farklılık gösterdi. Üst gelir grubunda kendisini sağlıklı hissedenlerin oranı yüzde 62,7 olarak kaydedildi. Alt gelir grubunda ise bu oran büyük bir düşüşle yüzde 17,1’e geriledi.
Katılımcıların yüzde 25’i ise genel sağlık durumunu doğrudan “kötü” olarak nitelendirdi.

YAŞLILAR MEMLEKETİNE GİDEMİYOR, İLACINI ALAMIYOR
Ekonomik kırılganlık, yaş almış bireylerin hayat kalitesini temelden sarsıyor. Katılımcıların yüzde 38,2’si geçinemediğini beyan ederken, son bir yıl içinde maddi imkansızlıklar nedeniyle mahrum kalınan kalemler çarpıcı veriler sundu:
- Ulaşım ve Sosyalleşme: Katılımcıların yüzde 48,5’i memleketine gidemediğini, yüzde 45,3’ü ise kültürel etkinliklere katılamadığını belirtti.
- Temel İhtiyaçlar: Yaşlıların yüzde 36,8’i düzenli ve yeterli beslenemediğini, yüzde 25,9’u faturalarını ödeyemediğini, yüzde 23’ü ise kira giderlerini karşılayamadığını ifade etti.
- Sağlık Erişimi: Maddi nedenlerle ihtiyaç duyduğu ilacı satın alamayanların oranı yüzde 22,7; bir sağlık kuruluşuna başvuramayanların oranı ise yüzde 20,6 olarak ölçüldü.
KADINLARIN PSİKOLOJİK DESTEK İHTİYACI DAHA YÜKSEK
Ruh sağlığı ve psikolojik iyilik hali verileri, toplumsal cinsiyet rolleri arasındaki farkı da gözler önüne serdi. Psikolojik destek ihtiyacı duyan kadınların oranı yüzde 34,8 iken, erkeklerde bu oran yüzde 17,6’da kaldı. Bu ihtiyaca rağmen, destek alabilenlerin oranının yalnızca yüzde 4,9’da kalması, sosyal hizmetlere erişimdeki eksikliği işaret etti.

"YAŞLILIK" TANIMI REDDEDİLİYOR
TÜİK verilerinin İstanbul nüfusunun hızla yaşlandığını göstermesine rağmen, bireylerin kendilerini tanımlama biçimleri farklılık gösteriyor. Araştırmaya katılanların yüzde 52,1’i kendini “yaşlı” olarak tanımlamayı reddederken, bu ifadeyi kabul edenlerin oranı yüzde 32,2 seviyesinde seyrediyor.





