Orta Doğu'daki askeri ve diplomatik dengeleri kökten değiştirecek tarihi gelişme İsviçre'deki müzakere masasında yaşndı.
İRAN DENKLEME DAHİL OLDU
İran ile ABD arasında imzalanan ön mutabakat zaptının hayata geçirilmesi amacıyla İsviçre topraklarında yürütülen üst düzey görüşmelerde kritik bir uzlaşıya varıldı. Yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın, İsviçre'deki İran Müzakere Heyeti'nin resmi açıklamalarına dayandırarak servis ettiği bilgilere göre Tahran yönetimi, Lübnan’daki kırılgan ateşkes sürecini denetlemek ve takip etmek üzere kurulacak olan yeni uluslararası izleme mekanizmasına resmi olarak askeri ve diplomatik temsilci gönderecek.
İSRAİL YER ALMAYACAK
İran’ın, Lübnan’ın güvenlik denklemine dahil olduğu, Lübnan’daki ateşkesi izlemek için kurulacak yeni mekanizmaya temsilci göndereceği ve aynı zamanda bu mekanizmada İsrail’in yer almayacağı belirtildi.
Bunun yanı sıra haberde, Hürmüz Boğazı üzerindeki geçişleri güvenli hale getirecek bir mekanizma kurulması kararının da "İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğinin tescillendiği" değerlendirmesi yapıldı.
Ayrıca haberde, mutabakat zaptında "Lübnan dahil tüm cephelerde saldırıların durdurulması, ABD'nin Hürmüz Boğazı çevresinde uyguladığı ambargonun kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine açılması, İran'a uygulanan yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması" şartlarını içeren 13. Maddesinin uygulanması halinde nükleer meseleler, yaptırımlar ve denetim alanlarında olmak üzere üç ayrı çalışma grubunun görüşmelere başlayacağı paylaşıldı. İran’ın, 13. Madde uygulanmadığı takdirde müzakerelere devam etmeyeceği aktarıldı.
Son olarak haberde, İran ile Katar arasında, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin mutabakat zaptının imzalandığı dile getirildi.
Öte yandan İran Dışileri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile gerçekleştirilen müzakere görüşmeleri sonrası yaptığı açıklamada, ülkesine uygulanan petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını ve ablukanın sona erdiğini vurgulayarak, İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının da serbest bırakıldığını söylemişti.