İran ile girilen savaşta beşinci hafta geride kalırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın önünde operasyonun geleceğini belirleyecek üç kritik seçenek bulunuyor: Nokta atışı hava harekatı, "Putin yöntemi" olarak adlandırılan vekalet savaşı ve tam kapsamlı kara operasyonu.
Muhtemelen, sanırım İran'la bir anlaşma yapacağız. Oldukça eminim. Ama yapmamamız da mümkün
Loading...
Washington kulislerinden sızan bilgilere göre Trump, dini liderin ve üst düzey yetkililerin etkisiz hale getirilmesine rağmen henüz tam bir zafer kazanabilmiş değil. Askeri kapasite ve ekonomik güç dengeleri ABD’den yana görünse de iklim şartları, çevresel koşullar ve halkın direniş potansiyeli, akıllara "Yeni bir Vietnam mı yaşanacak?" sorusunu getiriyor.
İLK SEÇENEK: NOKTA ATIŞI HAVA HAREKATI
Trump için ilk ve en düşük riskli seçenek, geniş çaplı bir savaşa girmeden sadece nükleer tesisleri ve askeri altyapıyı hedef alan yoğun hava saldırılarına devam etmek. Bu senaryoda temel amaç, İran’ın misilleme kapasitesini tamamen yok edene kadar gökyüzünden baskı kurmayı sürdürmek.
Ancak askeri uzmanlar, sadece hava bombardımanlarının Hürmüz Boğazı'ndaki fiili ablukayı kırmaya yetmeyebileceği konusunda Beyaz Saray'ı uyarıyor.
"PUTİN YÖNTEMİ": VEKALETLER VE YEREL MUHALEFET
İkinci seçenek ise "Putin yöntemi" olarak tanımlanan, doğrudan Amerikan askerini sahaya sürmek yerine yerel unsurları ve paramiliter grupları kullanma stratejisi. Bu plana göre ABD, İran içindeki rejim karşıtı grupları ve bölgesel müttefiklerini silahlandırarak savaşı içeriden körüklemeyi hedefliyor. Bu yöntem, Amerikan kamuoyunun "yeni bir Vietnam" korkusunu dindirirken, rejimi topyekün bir işgal olmadan çökertmeyi amaçlıyor.
ÜÇÜNCÜ YOL: TAM KAPSAMLI KARA HAREKATI
Masadaki en radikal ve riskli seçenek ise 7 Nisan ültimatomunun ardından başlayabilecek olan kara operasyonu. Trump'ın "büyük ordumuz hazır" mesajlarıyla sinyalini verdiği bu senaryo, Amerikan Deniz Piyadelerinin İran topraklarına bizzat girmesini ve nükleer depoları fiziksel olarak ele geçirmesini öngörüyor. Pentagon, bu seçeneğin devasa lojistik zorlukları ve yüksek maliyeti üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE ENERJİ SAVAŞI
Hangi seçenek tercih edilirse edilsin, Beyaz Saray’ın öncelikli hedefi Hürmüz Boğazı’nı yeniden trafiğe açarak dünyayı sarsan enerji krizini durdurmak. Trump, bir yandan "nükleer toz" olarak adlandırdığı uranyumu ele geçirip güvenliği sağladığını kanıtlamak isterken, diğer yandan fırlayan petrol fiyatlarını dizginlemek için askeri güç ile diplomasiyi eş zamanlı olarak kullanıyor.
VİETNAM SAVAŞI
Vietnam Savaşı (1955-1975), Soğuk Savaş döneminin en kanlı ve iz bırakan çatışmalarından biriydi. Kuzey Vietnam'ın komünist rejimi ile Güney Vietnam'ın komünizm karşıtı yönetimi arasındaki mücadele, ABD'nin askeri müdahalesiyle büyük bir tırmanış yaşadı.
On binlerce Amerikan askerinin hayatını kaybettiği ve Vietnam halkının muazzam acılar çektiği savaş, ABD'de güçlü bir savaş karşıtı hareketin doğmasına neden oldu. Sonunda ABD, askeri gücünün sınırı görmüş ve halkın desteğini kaybetmiş bir şekilde çekilmek zorunda kaldı ve Vietnam komünist bir yönetim altında birleşti.
KAYNAK: KANAL 6 DIŞ HABERLER / ESRA ŞAHİN