Ortadoğu’da tansiyon düşmek bilmezken, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresi eş zamanlı saldırılarla sarsıldı. Irak açıklarında seyreden iki petrol tankerinden biri olan Yunan sahipli gemi, kimliği belirsiz mühimmatla hedef alındı. Saldırıda bir denizcinin hayatını kaybettiği bildirilirken, bölgedeki ticari trafik geçici olarak durma noktasına geldi.
IRAK AÇIKLARINDA TANKERLER ALEV ALDI
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) tarafından paylaşılan verilere göre, yerel saatle 01.30 sularında Irak kıyılarına 5 deniz mili mesafede iki petrol tankeri vuruldu. Mühimmatın isabet etmesiyle her iki gemide de yangın çıkarken, Irak Haber Ajansı 38 mürettebatın başarıyla tahliye edildiğini ancak bir kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Bölgedeki petrol terminallerinde operasyonlar güvenlik gerekçesiyle askıya alındı.
An oil tanker was struck off the coast of Basrah, Iraq 🇮🇶
— Aleph א (@no_itsmyturn) March 11, 2026
25 crew members have reportedly been rescued from the ship pic.twitter.com/XG7Z3OPjLZ
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA İKİNCİ DALGA
İstihbarat raporlarına göre, ilk saldırıdan saatler sonra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) açıklarında bir konteyner gemisi daha hedef alındı. Hürmüz Boğazı’na oldukça yakın bir noktada gerçekleşen bu saldırıda gemide küçük çaplı bir yangın çıktı. Yetkililer, geminin denize elverişliliğini koruduğunu ve mürettebatın durumunun iyi olduğunu bildirdi.
DENİZ DRONU İDDİASI GÜNDEMDE
Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesinin haberine göre, saldırıların gerçekleştirilme biçimi "deniz dronu" teknolojisine işaret ediyor. Uzmanlar, İran’ın son dönemdeki askeri söylemlerini ve liman güvenliğine yönelik tehdit durumunda Körfez’deki hiçbir iskelenin güvende olmayacağına dair uyarılarını hatırlatarak, saldırıların bir misilleme dalgasının parçası olabileceğini değerlendiriyor.
KÜRESEL ENERJİ HATLARINDA "KRİTİK" SEVİYE
Saldırıların ardından bölgedeki deniz güvenliği durumu "kritik" risk seviyesine yükseltildi. Günlük ortalama 130’un üzerinde geminin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda trafiğin yüzde 20 oranında azaldığı belirtilirken, sigorta şirketlerinin bölgeyi "yüksek riskli alan" ilan etmesiyle birlikte küresel enerji krizine dair endişeler yeniden alevlendi.





