ABD ve İran arasında İslamabad’da yürütülen 21 saatlik nükleer müzakereler başarısızlıkla sonuçlanırken, Washington’ın sergilediği tezat dolu tablo dünya gündemine oturdu. Başkan Yardımcısı JD Vance, diplomatik bir maratonun ardından masadan uzlaşı çıkmadığını ilan ettiği anlarda; Başkan Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Miami’de kafes dövüşü (UFC) izlemesi, Tahran’a yönelik bilinçli bir "umursamazlık" mesajı olarak yorumlandı.
MASADA SERT DİPLOMASİ TRİBÜNDE PSİKOLOJİK HARP
JD Vance, İslamabad’dan ayrılmadan hemen önce yaptığı açıklamada, ABD’nin kırmızı çizgilerinin çok net olduğunu ve bu sonucun İran için çok daha kötü bir haber olduğunu vurguladı.
Ancak bu kritik saatlerde Trump’ın Florida’da son derece rahat bir görüntü sergilemesi, müzakerelerin ciddiyetini gölgelemekten ziyade, Washington’ın masaya mahkum olmadığını gösteren stratejik bir hamle olarak değerlendirildi. Trump’ın ring kenarındaki tavrı, Tahran üzerindeki psikolojik baskıyı en üst seviyeye çıkardı.
RİNG KENARINDAN YÖNETİLEN NÜKLEER PAZARLIK
Görünürdeki bu zıtlığa rağmen, diplomasi trafiğinin aslında Miami’deki spor salonundan yönetildiği anlaşıldı.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun maç boyunca akıllı telefonundan Trump’a veriler göstermesi ve iki ismin sürekli fısıldaşması, İslamabad’daki masanın her adımının ring kenarından onaylandığını kanıtladı. Kameralar Trump’a döndüğünde ekrana yansıyan o meşhur gülümseme, bir "anlaşma şart değil" mesajı olarak kayıtlara geçti.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE NÜKLEER KRİZİ AŞILAMADI
İran cephesi, başarısızlığın nedenini ABD’nin "aşırı" taleplerine bağlarken; nükleer program ve Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet kavgası ana tıkanma noktası olmaya devam ediyor.
Tahran’ın su yolu üzerinde kontrol ve ücret talebine karşı ABD’nin serbest geçiş ısrarı, bölgedeki tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Trump’ın boks maçındaki rahatlığı, ABD’nin bu kırmızı çizgilerden taviz vermeyeceğinin en somut göstergesi oldu.
KANAL 6 DIŞ HABERLER / ESRA ŞAHİN