Tahran yönetimi, Ali Laricani’nin hayatını kaybettiği suikastın ardından boşalan Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreterliği koltuğuna, rejimin en köklü isimlerinden birini getirdi. Devrim Muhafızları’nın her kademesinde görev yapmış olan Tuğgeneral Muhammed Bakır Zülkadir, artık ülkenin güvenlik politikalarının en tepesindeki isim.
REJİMİN SADIK HAFIZASI ÖN SAFTA
Fars eyaletinde başlayan hayat yolculuğunu akademik başarılarla süsleyen Zülkadir, sadece bir asker değil, aynı zamanda stratejik yönetim uzmanı bir teknokrat. Ekonomi ve kamu yönetimi eğitimini savaş meydanlarındaki tecrübesiyle birleştiren yeni sekreter, İran-Irak Savaşı’ndan bu yana devletin en mahrem operasyonlarını yöneten çekirdek kadronun içinde yer alıyor.
ORDUDAN YARGIYA UZANAN ÇOK YÖNLÜ KARİYER
Zülkadir’i diğer isimlerden ayıran en büyük özellik, hem askeri hem de sivil bürokrasideki derin tecrübesi. Devrim Muhafızları’nda genelkurmay başkanlığı ve komutan vekilliği yaptıktan sonra İçişleri Bakanlığı’nda güvenlik birimlerini yönetmesi, onun sistem içindeki ağırlığını pekiştirdi. Son yıllarda yargı mekanizmasında ve stratejik konseylerde üstlendiği roller, onu bugünkü kritik göreve hazırlayan basamaklar oldu.
LARİCANİ SUİKASTI VE İSTİHBARAT ÇELİŞKİLERİ
Bu önemli atamanın gölgesinde, selefi Ali Laricani’nin nasıl hedef alındığına dair tartışmalar ise dinmiyor. Resmi kaynaklar Laricani’nin bir aile ziyaretinde vurulduğunu iddia etse de, güvenlik çevreleri onun çok daha korunaklı bir devlet evinde saklandığı görüşünde birleşiyor.
Batı medyasında yer alan bilgiler ise İsrail’in bu suikast için uzun süredir pusuya yattığını ve doğru zamanı beklediğini öne sürüyor.