İran genelinde iki haftadır süren hükümet karşıtı protestolarda şiddetin boyutu insanlık dışı bir noktaya ulaştı. BBC’ye konuşan sağlık çalışanları ve doktorlar, hastanelerin ölü ve yaralılarla dolup taştığını, morglarda yer kalmadığı için cesetlerin üst üste yığıldığını bildirdi.

Tahran’daki bir hastane çalışanı, "Gençlerin doğrudan kafalarına ve kalplerine ateş ediliyor; kurbanların çoğu 20-25 yaşlarında" diyerek sahadaki katliamı gözler önüne serdi.

"CENAZE İÇİN SERVET İSTENİYOR"

Gelen haberler sadece can kayıplarıyla sınırlı kalmıyor. Raşt kentindeki Poursina Hastanesi’ne tek bir gecede 70 cesedin getirildiği, morg kapasitesi dolunca cansız bedenlerin dua odalarına taşındığı öğrenildi. Hastane kaynakları, rejimin hayatını kaybedenlerin naaşlarını ailelerine teslim etmek için yaklaşık 7 bin dolar (7 milyar riyal) "defin bedeli" talep ettiğini öne sürdü. Bu durum, protestoların sadece fiziksel değil, psikolojik bir baskı aracına dönüştüğünün de göstergesi olarak yorumlanıyor.

ACİL SERVİSLERDE SAVAŞ DÜZENİ

İran’ın en önemli göz hastalıkları merkezi olan Farabi Hastanesi’nin "kriz moduna" geçtiği ve rutin tüm ameliyatları durdurduğu bildirildi.

Güvenlik güçlerinin protestoculara karşı saçma dolu fişekler kullanması nedeniyle, yaralıların büyük bir kısmının gözlerini kaybettiği ifade ediliyor. Kaşan ve Şiraz’dan gelen raporlar da benzer bir tabloyu çiziyor: Cerrah yetersizliği nedeniyle müdahale edilemeyen yaralılar, hastane kapılarında hayatını kaybediyor.

HAMANEY MEYDAN OKUDU, TRUMP UYARDI

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, televizyonda yaptığı konuşmada geri adım atmayacağını ilan ederek, "Bu cumhuriyet şehitlerin kanıyla kuruldu, inkar edenlerin önünde diz çökmeyeceğiz" dedi. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, "İran hiç olmadığı kadar özgürlüğe yakın, yardıma hazırız" mesajını yineledi.

Trump, insanların öldürülmeye devam etmesi durumunda bunun "askeri bir karşılığı" olacağını belirtirken, Avrupa Birliği ve üçlü koalisyon (Almanya, İngiltere, Fransa) Tahran’a "şiddeti durdurma" çağrısı yaptı.

SÜRGÜNDEKİ ŞAH’IN OĞLUNDAN "MERKEZLERİ ELE GEÇİRİN" ÇAĞRISI

Protestolar 100’den fazla şehirde yayılırken, sürgündeki Veliaht Prens Rıza Pehlevi’den kritik bir hamle geldi. Yayınladığı videoda gösterileri "muhteşem" olarak nitelendiren Pehlevi, halkı sadece yürümeye değil, şehir merkezlerini kontrol altına almaya çağırdı.

Pehlevi ayrıca, yakında ülkeye döneceğinin sinyalini verdi. Uzmanlar, örgütlü bir liderliğin eksikliğine rağmen bu hareketin, ekonomik çöküşün tetiklediği en geniş kapsamlı halk ayaklanması olduğu konusunda birleşiyor.