ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri harekatı, stratejik hedeflerin ötesine geçerek binlerce yıllık tarihsel mirası da vurdu. İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı, ülke genelinde en az 56 müze ve tarihi alanın doğrudan hedef alındığını duyurdu.

Tahran yönetimi, yaşanan bu durumu "bir milletin kimliğine, tarihsel hafızasına ve kültürel mirasına yönelik" bir saldırı olarak tanımlarken, bunun insanlığın ortak hafızasına telafisi imkansız bir darbe vurduğunu vurguladı.

EN ÇOK BAŞKENT İRAN HASAR GÖRDÜ

Saldırıların kültürel bilançosu, özellikle başkent Tahran ve tarihi kent İsfahan’da ağırlaştı. Açıklamada "Dünya mimarisinin incilerinden biri olarak bilinen İsfahan’da Nakş-ı Cihan Meydanı kompleksi ve bu alanda bulunan bazı dünya mirası eserleri de saldırıların hedefi olmuştur. Ayrıca Loristan ve Kirmanşah eyaletlerinde tarihi yapılar hedef alınırken, Buşehr eyaletinde özellikle Bender Siraf’taki bazı tarihi konak ve evler zarar görmüş, İlam eyaletindeki Arkeoloji Müzesi de bu saldırılardan etkilenmiştir" ifadeleri kullanıldı.

19 eserin zarar gördüğü Tahran’ın yanı sıra, dünya mimarisinin incisi olarak kabul edilen Nakş-ı Cihan Meydanı da saldırıların hedefi oldu. Bakanlık, uluslararası toplumun bu duruma tepkisiz kalmasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Çocuk katili düşmanın İran ve İran halkına duyduğu kin artık tüm dünya için açıkça görülmektedir. Buna rağmen uluslararası kurumların bu insanlık ve medeniyet karşıtı suçlar karşısındaki sessizliği ve açıklanamayan tutumları halkımız için büyük bir soru işareti oluşturmaktadır. Bugün yaşananlar gelecek nesiller için bir ders olacak ve düşmanlara güvenilmemesi ile bağımsızlığın milletin temel değerlerinden biri olması gerektiğini gösterecektir."

ULUSLARARASI SESSİZLİĞE TEPKİ

Yaşanan tahribatın ardından İran yönetimi, UNESCO ve ICOMOS gibi kritik kuruluşlar nezdinde diplomatik girişimlerini başlattı. Hasar tespit çalışmalarının ardından geniş kapsamlı bir restorasyon projesinin hayata geçirileceği duyuruldu. Dünya kamuoyuna seslenen yetkililer, kültürel yıkıma karşı sessiz kalınmaması gerektiğini şu sözlerle hatırlattı:

"Dünya kültürlerin ve kimliklerin yok edilmesi karşısında sessiz kalırsa, bu durum güç temelli bir düzenin ve insani değerlerin yok edilmesinin kabul edilmesi anlamına gelecektir."

YENİDEN İNŞA GÜNDEMDE

Ayrıca saldırıların ardından hasar tespit çalışmalarının başlatıldığı belirtilerek, "Saldırıların sona ermesinin ardından zarar gören eserler için kapsamlı bir restorasyon ve yeniden inşa planı uygulanacaktır" denildi.

Kaynak: İHA