İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ardından, ülkenin en tartışmalı ve popüler siyasi figürlerinden biri olan eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın da ABD ve İsrail’in ortak hava saldırılarında hayatını kaybettiği açıklandı. Tahran’daki konutunun doğrudan hedef alındığı belirtilen saldırı, İran siyasetindeki liderlik boşluğunu daha da derinleştirdi.
KONUTUNA DÜZENLENEN NOKTA OPERASYONLA VURULDU
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, İsrail ve ABD’nin Tahran’daki stratejik noktalara yönelik başlattığı operasyon dalgasında Mahmud Ahmedinejad’ın ikametgahı da hedef alındı. Dini lider Hamaney’in ölüm haberinin hemen ardından gelen bu gelişme, İran’ın hem dini hem de siyasi hafızasına yönelik ağır bir darbe olarak nitelendiriliyor. Yetkililer, saldırı anında konutta bulunan Ahmedinejad’ın kurtarılamadığını doğruladı.
MAHMUD AHMEDİNEJAD KİMDİR?
1956 yılında dünyaya gelen Mahmud Ahmedinejad, İran siyasetinin en radikal ve ses getiren isimlerinden biri olarak tarihe geçti. 2005-2013 yılları arasında iki dönem boyunca İran Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Ahmedinejad, özellikle Batı karşıtı söylemleri ve nükleer program konusundaki tavizsiz tutumuyla tanındı.
-
Siyasi Kariyeri: Tahran Belediye Başkanlığı dönemindeki "halkçı" imajıyla yükselen Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığı döneminde alt gelir grubuna yönelik ekonomi politikalarıyla destek topladı.
-
Uluslararası Krizler: Holokost'u reddeden açıklamaları ve İsrail'in varlığına yönelik sert tehditleri nedeniyle uluslararası arenada büyük tepki çekti.
-
Nükleer Gerilim: Görev süresi boyunca İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırarak Batı ile yaşanan nükleer krizin merkezindeki isim oldu.
-
Son Dönemi: Cumhurbaşkanlığı sonrası dönemde ülke içindeki muhafazakar kanatla ve dini liderlik makamıyla zaman zaman ters düşen Ahmedinejad, buna rağmen halk nezdindeki popülaritesini korumaya çalıştı.
TAHRAN’DA YÖNETİM KRİZİ DERİNLEŞİYOR
Hamaney’in ardından Ahmedinejad gibi sembolik bir ismin de saf dışı kalması, İran’ın karar alma mekanizmalarında büyük bir felce yol açtı. Uzmanlar, peş peşe gelen bu suikastların ülkede sadece bir güvenlik zafiyeti değil, aynı zamanda halk nezdinde büyük bir moral çöküntüsü yaratabileceğine dikkat çekiyor.