DÜNYA

İranlı Sözcü Bekayi: "ABD ile anlaşma hem çok uzak hem de çok yakın

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran medyasına verdiği röportajda, taraflar arasında muhtemel bir anlaşmanın "hem çok uzak hem de çok yakın" olduğunu söylerken, İran'ın 14 maddelik mutabakat zaptında son aşamaya gelindiğini açıkladı. Bekayi, "Anlaşmazlıkların azaltılması yönünde ilerleme sağlandı. Hala yeniden görüşülmesi gereken başlıklar bulunuyor. Gelecek üç veya dört gün içinde sürecin nasıl şekilleneceğini göreceğiz" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran medyasına bir röportaj vererek ABD ile müzakere sürecine ilişkin önemli başlıklara değindi. İran ile ABD arasındaki dolaylı görüşmelerde üstlendiği arabuluculuk rolü nedeniyle İslamabad yönetimine teşekkür eden Bekayi, Pakistan heyetinin başkent Tahran'a gerçekleştirdiği ziyarete değindi. Bekayi, "Pakistan heyeti dün gece İran'a geldi. Bundan önce de Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi birkaç günlüğüne ülkemizdeydi" dedi.

Pakistan'ın son haftalarda İran ile ABD arasındaki görüşmelerde başlıca arabulucu olarak önemli rol oynadığını belirten sözcü, ziyaretin amacının İran ile ABD arasındaki mesaj alışverişini sürdürmek olduğunu ifade etti. Bekayi, "Bu aşamadaki odağımız, ayrıntılarını az çok bildiğiniz bu ‘dayatılmış' savaşı sona erdirmektir. İran'ın 14 maddelik önerisi temelinde tarafların görüşleri defalarca karşılıklı olarak iletildi" ifadelerini kullandı.

Bekayi, son günlerde çeşitli maddeler ve ifadeler üzerinde görüşmeler yürütüldüğünü belirterek, "Hala anlaşmazlık konusu olan bazı başlıklar bulunuyor. Bu konular üzerinde değerlendirmeler sürüyor" ifadelerini kullandı.

ANLAŞMA HEM ÇOK UZAK HEM DE YAKIN

Bekayi, bugün ve son 24 saat içerisinde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından tarafların muhtemel bir anlaşmaya yaklaşıp yaklaşmadığı yönündeki soruya, "Belki (anlaşma) hem çok uzak hem de çok yakın diyebilirim" cevabını verdi.
ABD tarafının çelişkili tutumlar sergilediğini savunan Bekayi, "Amerikalılar görüşlerini birçok kez değiştirdi ve farklı yetkililer tarafından çelişkili açıklamalar yapıldı. Bu nedenle bu yaklaşımın yeniden değişmeyeceğinden tam olarak emin olamayız" dedi.

Bekayi, buna rağmen haftalardır süren görüşmelerin tarafların pozisyonlarını birbirine yaklaştırdığını söylerken, "yakınlaşma" ifadesinin tam uzlaşı anlamına gelmediğini de vurguladı. Bekayi, "Belirli parametreler çerçevesinde kazan-kazan esasına dayalı bir çözüme ulaşabiliriz" diye konuştu.

MUTABAKAT ZAPTINDA SON AŞAMAYA GELİNDİ

Müzakerelerin çerçevesine ilişkin konuşan Bekayi, öncelikli hedeflerinin 14 maddelik bir mutabakat zaptı hazırlamak olduğunu söyledi. Bekayi, "Bu metin savaşın sona erdirilmesi için gerekli en önemli başlıkları ve bizim için temel önem taşıyan meseleleri içerecek. Daha sonra 30 ila 60 günlük makul bir süre içinde ayrıntılar müzakere edilerek nihai anlaşmaya ulaşılacak" dedi.

Bekayi, söz konusu taslak metinde son aşamaya gelindiğini belirterek, şu anda görüşmelerin savaşın sona erdirilmesi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasının kaldırılması ve İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konularına odaklandığını kaydetti.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN ABD İLE İLGİSİ YOK

Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin, "Hürmüz Boğazı'nın ABD ile hiçbir ilgisi yok. Bu boğaz, kıyı ülkeleri olan İran ile Umman arasındadır ve buna ilişkin bir mekanizma tanımlanmalıdır" dedi.
İranlı sözcü, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişinin sağlanması amacıyla Umman ile geliştirilecek mekanizmaların uluslararası toplumun yararına olacağını söyledi. Umman'ın yanı sıra uluslararası yetkili kuruluşlarla da temas halinde olduklarını belirten Bekayi, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası toplum açısından taşıdığı önem nedeniyle diğer ülkelerle de temaslarını sürdürdüklerini ifade etti.

Bekayi, Hürmüz Boğazı konusunun 14 maddelik metinde yer alıp almadığına ilişkin soruya cevabında, "Hürmüz Boğazı meselesi doğal olarak bu mutabakat zaptında ele alınıyor. Ancak bundan daha önemli olan, ABD'nin uluslararası deniz taşımacılığına yönelik korsanlık faaliyetlerine son verilmesidir" dedi.
Bekayi ayrıca, uluslararası toplumun, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorunlarının ABD ve İsrail'in saldırgan politikalarından kaynaklandığı sonucuna vardığını savundu.

ŞU ANDA TÜM ODAĞIMIZ SAVAŞIN SONA ERMESİ

Bekayi, müzakere sürecinde nükleer dosyanın rolü ve muhtemel bir anlaşmada bu konuya ilişkin maddelerin yer alıp almayacağına ilişkin soru üzerine, "Bu aşamada nükleer konunun ayrıntıları hakkında konuşmuyoruz" cevabını verdi. İran'ın nükleer programının İran halkına karşı yürütülen son iki savaş için bahane olarak kullanıldığını savunan Bekayi, "Geçmişte nükleer müzakereler sürerken de yasa dışı saldırılara maruz kaldık" dedi.

Bekayi, bu nedenle mevcut aşamada önceliğin savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi olduğunu belirterek, "Bu kapsam Lübnan'ı da içeriyor" ifadelerini kullandı.

Nükleer konular ve diğer başlıkların daha sonraki aşamalarda, üzerinde uzlaşı sağlanacak 30 ila 60 günlük bir süreç içinde ayrı ayrı ele alınabileceğini söyleyen Bekayi, "Şu anda tüm odağımız savaşın sona ermesidir" dedi.

TÜM YAPTIRIMLAR KALDIRILMALI

İran'a yönelik yaptırımlar konusuna da değinen Bekayi, bu uygulamaların "yasa dışı ve insanlık dışı" olduğunu savundu. İran'ın tüm yaptırımların kaldırılması talebinin mutabakat metninde açık şekilde yer aldığını ifade eden Bekayi, İran'ın bloke edilmiş kaynaklarının serbest bırakılmasının da öncelikli başlıklar arasında bulunduğunu söyledi.

GELECEK ÜÇ VEYA DÖRT GÜN İÇİNDE SÜRCİN NASIL ŞEKİLLENECEĞİNİ GÖRCEĞİZ

Bekayi, müzakere sürecinde gelinen noktaya ilişkin değerlendirmesinde, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının boyutuna dikkat çekerek, "Böylesi bir geçmiş varken kısa sürede nihai sonuca ulaşılması beklenemez. Bu durum arabulucuların işini de zorlaştırıyor" dedi.

İranlı sözcü, "Son bir haftada anlaşmazlıkların azaltılması yönünde ilerleme sağlandı. Ancak hala arabulucular üzerinden yeniden görüşülmesi gereken başlıklar bulunuyor. Gelecek üç veya dört gün içinde sürecin nasıl şekilleneceğini göreceğiz" ifadelerini kullandı.

HİÇ KİMSENİN BİZE TEHDİT MESAJI GETİRMEYE CESARET EDECEĞİNİ SANMIYORUM

Bekayi, arabulucular aracılığıyla Tahran yönetimine tehdit içerikli mesajlar gelip gelmediği yönündeki soruya, "Bize tehditlerden söz etmeyin. Hiç kimsenin bize tehdit mesajı getirmeye cesaret edeceğini sanmıyorum" yanıtını verdi.
Müzakerelerde farklı ülkelerin rolüne ilişkin değerlendirmede bulunan Bekayi, "Resmi arabulucumuz Pakistan'dır. Bunun yanında yardımcı olmaya çalışan farklı taraflar da var ve onlara da teşekkür ediyoruz. Katar bunlardan biridir" dedi.