Yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, Kiyarüstemi'nin oğlu Ahmed Kiyarüstemi, önceki gece ABD-İsrail'in Tahran'ın kuzeyindeki Çizer bölgesine düzenlediği saldırıda babasının evinin zarar gördüğünü duyurdu.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
"1997 Cannes Film Festivali'nde başyapıtı Kirazın Tadı ile Altın Palmiye ödülünü kazanan ünlü İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi'yi hatırlıyor musunuz? Amerikan-İsrail saldırganlarının bombalarından evi bile kurtulamadı. Kiyarüstemi'nin evi, ABD'ye yönelik iddia edilen 'yaklaşan tehdidin' bir parçası mıydı?! Gerçek şu ki, bu Amerikan-İsrail keyfi savaşı sadece bir devlete karşı değil, köklü bir kültüre, medeniyete ve kimliğe karşıdır. Ancak İran, bu köklerden güç alarak düşmanlarını dize getirecektir."
ABBAS KİYARÜSTEMİ KİMDİR?
Abbas Kiyarüstemi, İran sinemasında 1960'ların sonlarında başlayan ve emperyalizm karşıtı, toplumsal her konuya fazlasıyla duyarlı ve Fars edebiyatından da beslenen filmlerin çekildiği dönem olarak bilinen İran Yeni Dalgası akımının yönetmenleri arasındaydı.
Kiyarüstemi, İran'ın kuzeyinde Köker adında bir köyde yaşananları anlattığından "Köker Üçlemesi" adıyla tanınan "Arkadaşımın Evi Nerede", "Ve Yaşam Sürüyor" ile "Zeytin Ağaçları Altında" adlı yapımlarıyla dikkatleri çekti.
Ünlü yönetmen 1997 yılında "Kirazın Tadı" adlı filmiyle Cannes Film Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye’yi kazanırken, 1999'da ise "Rüzgar Bizi Sürükleyecek" filmiyle Venedik Uluslararası Film Festivali'nde Büyük Jüri Ödülü'ne layık görüldü.
İranlı yönetmen, 1979’daki İslam Devrimi’nin ardından Batı ülkelerine giden pek çok yapımcı ve yönetmenin aksine ülkesini terk etmeyerek İran’da kalmayı tercih etmişti. Abbas Kiyarüstemi, kanser tedavisi için gittiği Fransa'nın başkenti Paris'te 2016'da 76 yaşındayken yaşamını yitirmişti.