Türkiye'nin milli iradesine, demokrasisine ve anayasal düzenine kasteden hain darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Bu süreçte Türkiye ekonomisi, karşı karşıya kaldığı küresel belirsizliklere, jeopolitik risklere ve finansal saldırılara rağmen üretim kapasitesini, ihracatını ve uluslararası rekabet gücünü artırmayı başardı. Türkiye'nin önde gelen iş dünyası temsilcileri, 15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde yaptıkları değerlendirmelerde, ekonomik bağımsızlığın milli egemenlikle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak önemli açıklamalarda bulundu.

DEİK BAŞKANI NAİL OLPAK: "KİŞİ BAŞINA GELİR 18 BİN DOLARA ULAŞTI"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, hain darbe girişiminin doğrudan ülkenin geleceğini, ekonomik istikrarını ve üretim gücünü hedef aldığını hatırlattı. Aradan geçen 10 yılda Türk iş dünyasının üretime, ihracata, istihdama ve yatırıma kesintisiz şekilde devam ettiğini belirten Olpak, bu duruşun ekonomik bağımsızlığın milli egemenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha kanıtladığını söyledi.

Olpak, bu 10 yıllık süreçte Türkiye'nin ekonomik büyümesine yönelik çarpıcı veriler paylaşarak, kişi başına düşen gelirin yaklaşık 10 bin 900 dolardan yaklaşık 18 bin dolar seviyesine yükseldiğini kaydetti. Türkiye'nin ihracatının küresel ticaretten aldığı payın yüzde 1,07'ye yükseldiğini belirten Olpak, ülkenin dünya ekonomisiyle entegrasyonunu derinleştirdiğini ifade etti.

Son yıllarda karşı karşıya kalınan jeopolitik ve finansal risklere rağmen Türkiye'nin dayanıklılığını ve uyum kabiliyetini tüm dünyaya kanıtladığını söyleyen DEİK Başkanı, vergi teşvikleri, yatırım kolaylıkları ve finansal düzenlemeleri içeren kapsamlı ekonomik reform paketinin ülkenin güçlü üretim, ihracat ve yüksek katma değerli hizmet kapasitesini daha da ileriye taşıyacağını dile getirdi.

TİM BAŞKANI MUSTAFA GÜLTEPE: "16 TEMMUZ SABAHI FABRİKALARIMIZIN ŞALTERİNİ KALDIRDIK"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, 10 yıl önceki hain kalkışmanın yalnızca demokratik kurumları değil, Türkiye'nin küresel pazarlardaki güvenilirliğini ve ekonomik istikrarını da baltalamayı amaçladığını belirtti. Milletin gösterdiği güçlü iradenin, Türkiye'nin her türlü sarsıntıya karşı ne kadar dayanıklı bir altyapıya sahip olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini aktaran Gültepe, bir ülkenin bağımsızlığı ve demokrasisinin ekonomik gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

Gültepe, 15 Temmuz gecesinin hemen ardından, 16 Temmuz sabahı fabrikalarının şalterini kaldıran, sevkiyatlarını durdurmayan ve uluslararası iş ortaklarına ticaretin kesintisiz devam ettiği mesajını veren Türk ihracatçısının çok kritik bir sınavı başarıyla verdiğini vurguladı. Bugün sayıları 160 bine yaklaşan ihracatçıyla birlikte o günden bu yana rotalarını hiç değiştirmediklerini belirten TİM Başkanı, dünyanın her köşesinde ticaret köprüleri kurmaya, ülkeye net döviz girdisi sağlamaya ve küresel tedarik zincirlerindeki güvenilir liman konumunu pekiştirmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirterek şehitleri rahmetle andı, gazilere şükranlarını sundu.

İTO BAŞKANI ŞEKİB AVDAGİÇ: "TÜRKİYE'NİN MÜSTEMLEKE EKONOMİSİNE ÇEVRİLMESİNE İZİN VERMEDİK"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türk milletinin 15 Temmuz’u yeni bir Türkiye için milat yaptığını ifade ederek, bu miladın kahramanlarına şükran borçlu olduklarını belirtti. FETÖ darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılda bu ihaneti aynı öfke, aynı bilinç ve karşı koyuş ruhuyla anmaya devam ettiklerini kaydeden Avdagiç, amaçlarının gelecekte hiçbir hain oluşumun benzer bir ihanete cesaret edememesi olduğunu vurguladı.

Halkın 15 Temmuz gecesi sadece siyasi bağımsızlığı korumakla kalmadığını, yerli ve milli ayaklar üzerinde yükselen ekonomiyi de muhafaza ettiğini söyleyen Avdagiç, milletin Türkiye'nin bir müstemleke ekonomisine çevrilmesine geçit vermediğini ifade etti. Küresel şebekelerin kötü emellerine karşı duran halkın, üretim gücüne vurulmak istenen darbeyi de engellediğini belirten İTO Başkanı, ekonomik ve ticari hayatın hain girişimden etkilendiğini ancak Türk iş dünyasının beklenmeyen bir hız ve kararlılıkla toparlanarak sonraki ekonomik sabotajlara karşı çelikten bir duruş sergilediğini dile getirdi. Avdagiç, darbe girişiminden 10 yıl sonra Türkiye ekonomisinin dünya genelinde hızla tırmanarak ilk 16 büyük ekonomi arasında yer aldığını hatırlattı.

İSO BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN: "GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN YOLU GÜÇLÜ DEMOKRASİDEN GEÇER"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 15 Temmuz 2016 gecesi milletin demokrasisine, milli iradesine, hukuk devletine ve ortak geleceğine sarsılmaz bir kararlılıkla sahip çıktığını ifade etti. O gece ortaya konulan duruşun sadece askeri bir kalkışmaya karşı verilen bir mücadele olmadığını belirten Bahçıvan, bu duruşun milletin bağımsızlık karakterinin, birlik ve beraberlik ruhunun tarihi bir yansıması olduğunu kaydetti.

Bugün iş dünyasına düşen en büyük sorumluluğun, bu büyük fedakarlığı unutmadan demokrasiyi, kurumları, hukuk devletini ve toplumsal birlik duygusunu daha da güçlendirmek olduğunu vurgulayan Bahçıvan, güçlü Türkiye'nin yolunun güçlü demokrasiden, güçlü kurumlardan, ortak akıldan, üretimden ve geleceğe duyulan sarsılmaz inançtan geçtiğini söyledi. Bahçıvan, Türkiye'nin ortak değerleri etrafında kenetlendiğinde her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek güce ve iradeye sahip olduğunu bir kez daha kanıtladığını belirterek aziz şehitleri rahmet, gazileri ise minnetle andı.

MÜSİAD GENEL BAŞKANI BURHAN ÖZDEMİR: "SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ BAŞARI BAĞIMSIZLIK VİZYONUMUZUN KANITIDIR"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, hain darbe girişiminin yalnızca milli iradeyi değil, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını, üretim gücünü, stratejik kazanımlarını ve geleceğini de hedef alan çok boyutlu bir müdahale olduğunu belirtti. Girişimin hemen ardından piyasalarda yaşanan dalgalanmaların, döviz kurundaki hareketliliğin ve finansal baskıların önemli maliyetler doğurduğunu ifade eden Özdemir, Türkiye ekonomisinin güçlü siyasi liderlik ve reel sektörün kararlı duruşuyla bu badireyi kısa sürede atlattığını söyledi.

Son 10 yılda Türkiye'nin birçok küresel şoka, bölgesel gerilime ve ekonomik dalgalanmaya rağmen sanayi altyapısını güçlendirip ihracatını artırdığına dikkat çeken Özdemir, savunma sanayisinden enerjiye, ulaştırmadan teknolojiye kadar stratejik alanlarda dev adımlar atıldığını vurguladı. Özellikle savunma sanayisinde ulaşılan seviyenin, 15 Temmuz sonrası Türkiye'nin bağımsızlık vizyonunun en somut göstergesi olduğunu ifade eden MÜSİAD Başkanı, güçlü bir ekonominin güçlü bir devlet ve toplumun temeli olduğunu, üretimi ve yatırımı korumanın demokrasiyi korumak kadar hayati bir mesele olduğunu dile getirdi.

ASKON GENEL BAŞKANI ORHAN AYDIN: "MİLLETİMİZİN İRADESİ VESAYET ODAKLARININ ÜZERİNDEDİR"

Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, 15 Temmuz'da tam bağımsız bir ülke yolunda ilerleyen Türkiye'nin önünün kesilmek istendiğini, bu kalkışmanın ülkenin birliğine ve dirliğine yönelik en alçakça saldırılardan biri olduğunu belirtti. Hain teşebbüsün ekonomi üzerindeki olumsuz yansımalarına rağmen milletin tokadının darbecilere çok sert olduğunu ifade eden Aydın, sergilenen onurlu direnişin istiklal ve istikbal mücadelesi olduğunu söyledi.

ASKON olarak darbe girişiminin fark edilmesiyle birlikte sivil toplum kuruluşları arasında en hızlı refleksi göstererek üyelerine direniş çağrısı yaptıklarını ve üyelerinin o gece mücadelenin tam merkezinde yer aldığını hatırlatan Aydın, 15 Temmuz'un milli iradenin her türlü hain kalkışmanın üzerinde olduğunu dünyaya ispatladığı bir gün olduğunu belirtti. Aydın, Türkiye'nin bugün de aynı milli birlik ruhuyla, üretimle, istihdamla ve inançla yoluna devam ederek ekonomik bağımsızlığını daha güçlü şekilde tesis edeceğini vurguladı.

İMEAK DTO BAŞKANI TAMER KIRAN: "DENİZCİLİK SEKTÖRÜ BU KALKINMA HAMLESİNİN ÖNCÜSÜDÜR"

İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümünde yazılan kahramanlık destanını gururla andıklarını belirtti. O gece sergilenen birlik ve vatan sevgisinin Türkiye’nin hiçbir vesayet girişimine boyun eğmeyeceğini kanıtladığını dile getiren Kıran, bu kararlı duruş sayesinde ülkenin her alanda kalkınmasını sürdürdüğünü söyledi.

Gelişen sanayi, artan ihracat ve stratejik başarıların milli iradeye sahip çıkılmasının bir sonucu olduğunu ifade eden Kıran, denizcilik sektörünün de bu kalkınma hamlesinin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Güçlü bir denizcilik sektörünün güçlü bir ekonomi, dış ticaret ve lojistik altyapı anlamına geldiğini belirten Kıran, "İrade Bizim, Zafer Bizim!" inancıyla demokrasiye ve bağımsızlığa sahip çıkmaya devam edeceklerini, 15 Temmuz'un gelecek nesillere her zaman bir ibret vesikası olarak aktarılacağını ifade etti.

İSTİB BAŞKANI ALİ KOPUZ: "SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ YATIRIMLARIN KORUNMASI 15 TEMMUZ SAYESİNDEDİR"

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, 15 Temmuz'un yalnızca demokrasi tarihi açısından değil, Türkiye'nin istiklali ve istikbali açısından da büyük bir milat olduğunu belirtti. Hain darbe girişiminin neyi hedeflediğinin, sonrasında bölgede ve dünyada yaşanan gelişmelerle çok daha net anlaşıldığını ifade eden Kopuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve milletin eşsiz direnişi olmasaydı stratejik yatırımların sekteye uğrayacağını kaydetti.

Kopuz, eğer o gece hainler engellenmeseydi, meyveleri yeni alınmaya başlanan savunma sanayisine yönelik uzun vadeli yatırımların tamamının rafa kaldırılacağını ve Türkiye'nin bugün dünyanın en önemli savunma sanayisi ihracatçılarından biri konumuna gelemeyeceğini vurguladı. Tehditlerin biçimi değişse de özünün değişmeyeceğine dikkat çeken İSTİB Başkanı, karanlık odakların askeri, ekonomik ve kültürel tahakküm kurma girişimlerine karşı en güçlü cevabın, Türkiye'yi her alanda çok daha ileriye taşıyarak verilebileceğini belirtti.

Kaynak: AA