2009 yılından bu yana aktif olan sistem, özellikle özkaynak ve gayrimenkul ipoteği sorunu yaşayan işletmelerin bankacılık sistemine entegre olmasını sağlıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, bugüne kadar onaylanan 1 milyon 387 bin 900 adet ticari kredi işlemiyle piyasaya toplam 953 milyar 438 milyon liralık kaynak aktarıldı. Bu ticari kredilerin 800 milyar 686 milyon liralık kısmı doğrudan devlet garantisi altına alınırken, ticari kredilerin kefalet risk bakiyesi 151 milyar 732 milyon lira olarak hesaplandı.
FİNANSMANIN ÇOĞUNLUĞU GÜNLÜK İŞLETME GİDERLERİNE GİTTİ
Kullandırılan ticari kredilerin harcama kalemleri, şirketlerin nakit ihtiyacının yönünü de net bir şekilde gösteriyor. Toplam ticari kredilerin 715 milyar 886 milyon liralık büyük bir kısmı, firmaların günlük nakit akışını yönetmek için kullandığı "işletme kredilerinden" oluştu. Kapasite artırımı ve yeni makine alımı gibi uzun vadeli hedefleri içeren "yatırım kredileri" 68 milyar 143 milyon lirada kalırken, gayri nakdi kredilerin tutarı 16 milyar 656 milyon lira olarak kayıtlara geçti.
İMALAT SANAYİSİ VE KOBİ'LER İLK SIRADA
Kefalet sisteminden en yüksek payı alan sektörler incelendiğinde, doğrudan üretim bantlarının öne çıktığı görülüyor. Toplam destek tutarının yüzde 45,31'i imalat sanayisine tahsis edildi. Toptan ve perakende ticaret ile hizmet sektörü yüzde 31,08 ile ikinci sırada yer alırken; inşaat sektörü yüzde 8,77, taşımacılık ve haberleşme ise yüzde 3,7'lik pay aldı.
Şirket ölçeklerine bakıldığında ise sistemin asıl hedef kitlesinin küçük ve orta boy işletmeler olduğu rakamlara yansıdı. Dağılım tablosunda KOBİ'ler 504 milyar 630 milyon liralık kefalet kullanırken, KOBİ dışı büyük şirketlerin kullandığı limit 121 milyar 727 milyon lirada kaldı.




