DÜNYA

İsrail basını asıl tehlike diyerek Türkiye'yi işaret etti: Türk Yürüyüşü sonumuzu getirecek

ABD’nin Türkiye’yi Gazze Barış Kurulu’na dahil etme kararı İsrail’de deprem etkisi yarattı. Tel Aviv’den "Türk Yürüyüşü sonumuzu getirecek" itirafı gelirken, Washington’un bu adımla Refah Sınır Kapısı konusunda direten Netanyahu’dan intikam aldığı öne sürüldü. Emekli İsrailli kurmayların "en büyük stratejik tehlike" olarak tanımladığı Ankara’nın sürece dahil edilmesi, İsrail savunma kulislerinde "diplomatik bir başarısızlık ve zaafiyet" olarak nitelendiriliyor.

ABD yönetiminin Türkiye’yi "Gazze Barış Kurulu"na dahil etme kararı, İsrail siyasetinde ve askeri kulislerinde deprem etkisi yarattı. İsrail merkezli savunma haberleri sitesi IDSF’de yer alan analizler ve Tel Aviv hükümetine yakın kaynaklardan sızan bilgiler, İsrail’in diplomatik bir köşeye sıkışmışlık içinde olduğunu ve Washington tarafından cezalandırıldığını iddia ediyor.

"TÜRK YÜRÜYÜŞÜ SONUMUZU GETİRECEK"

İsrail merkezli IDSF sitesinde Emekli Yarbay Yaron Buskila imzasıyla yayınlanan analizde, Türkiye’nin sürece dahil edilmesi "İsrail’in geleceğini şekillendiren stratejik bir tehlike" olarak tanımlandı. Buskila, Gazze'de savaş sonrası senaryoların konuşulduğu bu dönemde Tel Aviv'in mücadelesinin asıl şimdi başladığını belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

"ABD’nin Türkiye’yi dahil etme süreci kesinlikle tarafsız bir adım değildir. Bölgemizde başını Türkiye’nin çektiği ve giderek büyüyen bir Müslüman ekseni var. Eğer elimizi çabuk tutmazsak bölgedeki 'Türk Yürüyüşü' sonumuzu getirecek."

ASIL TEHLİKE: HAMAS ÜZERİNDEKİ TÜRK NÜFUZU

Emekli Yarbay Buskila’ya göre İsrail için en büyük risk, Ankara’nın saha üzerindeki etkisi. Türkiye’nin Hamas üzerinde doğrudan nüfuz sahibi olduğunu vurgulayan Buskila, analizi şu uyarıyla sürdürdü:

"İşte asıl tehlike burada başlıyor. Hamas, Türkiye’nin sözünü dinliyor. Ankara ise İsrail’e karşı sert söylemleriyle biliniyor. Tel Aviv kıskıvrak köşeye sıkışmış durumda. Netanyahu hükümeti bir çözüm bulmazsa her şey için çok geç olabilir."

İSRAİL’İN EN CİDDİ ZAAFI: TRUMP’A BOYUN EĞMEK

Analizde, Binyamin Netanyahu hükümetinin ABD Başkanı Donald Trump karşısındaki tutumu "en ciddi zaaf" olarak nitelendirildi. İsrail’in tüm kırmızı çizgilerine rağmen Türkiye’nin Barış Kurulu’na girmesini engelleyememesi, siyasi bir başarısızlık olarak tanımlandı:

"Trump’ın emirlerine boyun eğmekten başka hiçbir şey yapamıyoruz. Aynı zamanda kaderimizin Ankara’nın elinde olmasına da olanak tanıyoruz. Bu durum İsrail’in siyasi arenadaki süregelen başarısızlığını yansıtmaktadır."

WASHINGTON’DAN NETANYAHU’YA REFAH İNTİKAMI

İsrail basınından Ynet’e konuşan hükümete yakın bir kaynak, Türkiye kararının arkasında Washington’un bir "intikam" planı olduğunu öne sürdü. İddiaya göre, Netanyahu’nun geçtiğimiz haftalarda Refah Sınır Kapısı’nı açma konusundaki direnişi ABD’yi kızdırdı:

"Washington, Türkiye konusunda İsrail’i hayal kırıklığına uğrattı. Tepkilere rağmen Ankara’yı sürece dahil etti. Bunun tek bir nedeni var: Netanyahu geçtiğimiz haftalarda Refah Sınır Kapısı’nı açmak istemedi ve bu konuda diretti. ABD ise Netanyahu’dan intikam alarak, Türkleri sürece dahil etti. Bununla birlikte uluslararası istikrar gücünde Ankara’nın olup olmayacağı da merakla bekleniyor”

KRİTİK ZİYARET VE REFAH PAZARLIĞI

Öte yandan, Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’ın bugün Tel Aviv’e giderek Netanyahu ile bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmenin ana gündem maddelerinin Refah Sınır Kapısı’nın açılması, Gazze’nin yeniden inşası ve Netanyahu’nun Türkiye’nin Barış Kurulu’na katılımına yönelik rahatsızlığı olacağı ifade ediliyor.

NE OLMUŞTU?

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 17 Kasım 2025 tarihli kararıyla, ABD Başkanı Trump’ın 29 Eylül 2025’te açıkladığı "Gazze İhtilafını Sona Erdirmek İçin Kapsamlı Planı" destekleme kararı almıştı.