İstanbul'un unutulmaz kışları denilince yaşı yetenlerin aklına 1954 yılında İstanbul Boğazı'na gelen buz parçaları, 1987 yılı kışı, 2004 kışı gelir. Son yıllara gelindiğinde ise 2012'de 2017'de ve 2022'de unutulmaz kışlar yaşandı.
İSTANBUL'UN UNUTULMAZ KIŞLARI
İSTANBUL'DA 1929 KIŞI
1929 yılında İstanbul, yoğun kar yağışı ve fırtınaya teslim oldu. Anadolu ve Avrupa yakası, buz parçaları nedeniyle birleşti. Kara ve deniz seferleri aksadı. Aç kalan kurtlar, şehir merkezine indi.
Aralıksız olarak 55 gün kar yağdı. Bazı kesimlerde kar kalınlığı 4-5 metreye kadar ulaşırken, boğaz ve limanda on metre genişliğinde ve üç metre kalınlığında iri buzlar görüldü.
İSTANBUL 1942 KIŞI
1942 tarihinde Göztepe’de sıcaklık 10 gün boyunca 0, 14 gün boyunca 1, 27 gün boyunca 3, 44 gün süresince de 5 derecenin üzerine çıkmadı.
İSTANBUL 1954 KIŞI
1929 kışını aratmayan 1954 soğuklarında, hızı saatte 100 kilometreyi bulan fırtına ve yoğun kar yağışı İstanbul'da hayatı durma noktasına getirmiş; Tuna ve diğer nehirlerden kopup gelen 15-20 metrelik dev buz kütlelerinin Boğaz'ı kaplamasıyla vapur seferleri iptal edilirken, patlatılması dahi gündeme gelen bu buzlar ancak bir süre sonra eriyerek sulara karışmıştır.
İSTANBUL 1963 KIŞI
İstanbul’un hafızasına kazınan 1963 kışında, Terkos Gölü’nün donmasıyla şehir günlerce susuz ve elektriksiz kalmış; yiyecek ve yakacak sıkıntısının yanında ulaşım imkansızlığı nedeniyle cenazeler dahi kaldırılamamıştır. Aç kalan kurtların şehir merkezine kadar indiği bu dondurucu kış, Avrupa’daki etkileriyle birlikte dünya literatüründe "The Big Freeze" (Büyük Don) olarak yerini almıştır.
Edirne-İstanbul treni, Çatalca yakınlarında kara saplandı, yolcular içinde mahsur kaldı. Kurtarma ekipleri bir türlü soğuktan donmak üzere olan yolculara ulaşamadı.
O dönem Hürriyet gazetesinde görev yapmakta olan muhabir Yüksel Kasapbaşı, foto muhabiri Abidin Behpur Tapaner, ve gazetenin şoförü Yüksel Öztürk 23 Ocak 1963 günü öğleden sonra haber için Çatalca’ya doğru yola çıktı. 24 Ocak günü kara saplanan araçlarına yardım istedikleri kamyon şoförleri onları sağ olarak gören son kişiler oldular. Kamyon şoförlerinin çabası boşa gitmiş aracı kardan kurtaramamışlardı.
İSTANBUL 1987 KIŞI
1987 yılının mart ayında İstanbul, günlerce süren kar yağışının etkisi altından kaldı. Sıcaklığın eksi 4 dereceye kadar düştüğü şehirde, yoğun kar yağışının yanı sıra tipi ve fırtına hakimdi. Vatandaşlar, günlerce işlerine gidemedi ve okullar 2 hafta boyunca tatil edildi.
İstanbul'da 1987 yılının Mart ayında yoğun kar yağışı etkili olmuştu. Fotoğrafta Haliç ve çevresi görülüyor. ( AA Arşivi - Anadolu Ajansı )
İSTANBUL 2004 KIŞI
22 Ocak 2004’te başlayan ve dönemin valisi Muammer Güler’in “yaklaşan basınç sistemleri bizi ürkütüyor” sözleriyle uyardığı kar yağışı, İstanbul’da tam bir afet yaşatmıştı. Saatte 122 kilometre hıza ulaşan şiddetli rüzgârın tipiye dönüşmesiyle evlerin çatıları uçmuş, Boğaziçi Köprüsü’nün levhaları kırılıp bir halatı kopmuştu. Şehir genelinde geniş çaplı elektrik ve su kesintilerine yol açan bu fırtına, TEM otoyolunu 14 saat boyunca ulaşıma kapatarak binlerce insanın araçlarında mahsur kalmasına neden olmuştu.
İSTANBUL 2012 KIŞI
2012 yılında ise son 33 yılın en soğuk günü yaşandı. Çatalca radar istasyonunda derece sıfırın altında 10.4’ü gösterdi. Deniz ve hava ulaşımında aksamalar meydana geldi.
İSTANBUL 2017 KIŞI
2017 yılında kar kalınlığının 120 santimetreyi aşmasıyla yaşanan dondurucu kışta, şiddetli rüzgârın tipiye dönüşmesi sonucu İstanbul ve Çanakkale boğazları gemi trafiğine kapatılmış; tırların yola çıkması yasaklanarak kara, hava ve deniz ulaşımı büyük ölçüde felç olmuştu. Doğanın dengesini değiştiren bu sert hava koşullarında, geçmiş yıllardan farklı olarak bu kez kurtlar yerine Maslak gibi merkezi noktalarda görülen tilkiler yiyecek arayışı için şehre inmişti.
İSTANBUL 2022 KIŞI
24 Ocak günü yaşanan kar yağışı ile birlikte İstanbul, son yılların en zor gecelerinden birini yaşadı. Yoğun kar yağışı ile birlikte trafik adeta durdu ve binlerce araç yollarda mahsur kaldı. Birçok kişi evine gidemedi, geceyi valiliğin ve belediyelerin hazırladığı misafirhanelerde, vakıf yurtlarında ya da camilerde geçirmek zorunda kaldı. Uçuş seferlerinin günlerce yapılamadığı İstanbul Havalimanı’nda ise kargo terminal çatısı yoğun kar nedeniyle çöktü.