DÜNYA

İstihbarat raporları deşifre oldu: İran'da 200 atom bombası için nükleer stok var

Uluslararası istihbarat raporlarından sızan yeni detaylar, İran'ın nükleer tesislerinde 200 atom bombası üretmeye yetecek kadar malzeme istiflediğini ortaya koydu. Batılı güçleri alarma geçiren bu gizli stok, Orta Doğu'daki tüm askeri dengeleri sarsacak bir nükleer eşiğin aşıldığını gösteriyor.

Uluslararası istihbarat raporları ve uydu görüntüleri, İran'ın nükleer kapasitesine dair korkutucu bir tabloyu yeniden gündeme taşıdı. Tahran yönetiminin, özellikle yer altı tesislerinde ve gizli depolama alanlarında, 200 atom bombası üretmeye yetecek miktarda nükleer materyal istiflediği öne sürülüyor.

Batılı uzmanlar, bu kapasitenin bölgedeki askeri dengeleri tamamen değiştirebileceği konusunda uyarıyor.

GİZLİ YER ALTI TESİSLERİ MERCEK ALTINDA

ABD basınının iddiasına göre; İran’ın nükleer faaliyetlerinin merkezinde yer alan Natanz ve Fordo tesislerindeki hareketlilik, son dönemde uluslararası gözlemcilerin radarından kaçmadı. İddialara göre, gelişmiş santrifüjlerin devreye alınmasıyla birlikte zenginleştirilmiş uranyum stokları, sivil kullanım sınırlarını çoktan aştı. İstihbarat kaynakları, Tahran’ın nükleer eşiği geçmek için gerekli olan teknik altyapıyı "savunma" adı altında güçlendirdiğini savunuyor.

BATILI GÜÇLERDEN "NÜKLEER EŞİK" UYARISI

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail kanadından gelen son değerlendirmeler, İran’ın nükleer silah üretme süresinin haftalara kadar indiği yönünde.

Diplomatik kanallar açık tutulmaya çalışılsa da, uranyum zenginleştirme oranının %60 ve üzerine çıkması, nükleer silah yapımı için gerekli olan kritik aşamaya gelindiğini kanıtlıyor. Uzmanlar, bu çapta bir nükleer materyal stokunun sadece bir caydırıcılık değil, doğrudan bir tehdit unsuru olduğunu vurguluyor.

BÖLGESEL GÜVENLİK VE OLASI ASKERİ SENARYOLAR

İran’ın nükleer hedeflerine yönelik bu yeni iddialar, Orta Doğu’da yeni bir silahlanma yarışını tetikleme riski taşıyor. İsrail’in, Tahran’ın nükleer bir güç olmasını engellemek adına "tüm seçeneklerin masada olduğu" yönündeki açıklamaları, gerilimi en üst noktaya taşımış durumda. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin tesislere erişiminin kısıtlanması ise, gizli stok iddialarının üzerindeki şüphe bulutlarını daha da yoğunlaştırıyor.