Dünya haritasının tam merkezinde, etrafı savaş ve çatışmalarla çevrili Türkiye, hem bölgesel istikrarı korumaya hem de ekonomik dengesini sağlamlaştırmaya çalışıyor. İş dünyasının en güçlü temsilcilerinden İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarıyla başlayan sürecin, enerji güvenliğinden küresel enflasyona kadar tüm dengeleri sarsma potansiyeli taşıdığını vurguladı.
"BU SADECE ASKERİ BİR KRİZ DEĞİL"
Bölgedeki çatışmaların petrol fiyatlarını yeniden yükseliş eğilimine soktuğunu ve küresel enflasyon tartışmalarını alevlendirdiğini belirten Avdagiç, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:
"Genel tabloya bakıldığında bu savaş yalnızca askeri bir kriz değil. Aynı zamanda enerji güvenliği, küresel ekonomi ve büyük güç rekabetinin kesiştiği bir jeopolitik sınav. Bu nedenle savaşın seyri yalnızca Orta Doğu'nun değil, dünya ekonomisinin ve uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek. Üç tarafımızda sıcak savaş devam ederken, jeopolitik risklerden kaçınılmaz olarak daha fazla etkileniyoruz."
Türkiye'nin bu ateş çemberi içinde soğukkanlı bir denge aktörü ve barış adası olarak kalmasında, son 20 yılda savunma sanayisinde atılan adımların hayati bir rol oynadığının altını çizen Avdagiç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hariciyenin yürüttüğü diplomasinin Türkiye'nin çıkarlarını en üst düzeyde koruduğunu ifade etti.
"ORTA HALKADA SIKIŞIP KALAMAYIZ"
Avdagiç'in açıklamalarındaki en can alıcı nokta ise Türkiye'nin üretim hedeflerine yönelik o kritik uyarı oldu. Ekonominin orta vadeli sürdürülebilirliği için katma değerli ve ihracat temelli bir büyümenin şart olduğunu vurgulayan İTO Başkanı, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti:
"Erken sanayisizleşme tuzağına düşmeden Türkiye'nin sanayi ekosistemini mutlaka muhafaza etmeli, yeniden tasarlamalı ve güçlendirmeliyiz. Böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup daha üst sıralara çıkabiliriz. Türkiye, sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip bir sanayi sıçraması yapacak potansiyele sahiptir."





