İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi yönetiminin bugüne kadar sergilediği risk yönetimi ve döviz rezervlerini artırma stratejisinin büyük bir başarıyla sonuçlandığını ifade ederek, gelinen noktada ekonomi programında bazı "ince ayarlar" yapılması gerektiğini vurguladı.
Gazetecilere gündemi değerlendiren Avdagiç, özellikle bölgesel savaşların getirdiği yeni şartların iş dünyasının beklentileriyle harmanlanarak programa dinamizm katması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin dışarıdan fon tedariki ve rezerv yönetimi konusunda hedeflerine ulaştığını söyleyen Avdagiç, artık finans ağırlıklı politikalardan reel sektörü daha fazla destekleyen bir yapıya geçilmesinin önemine dikkat çekti.
ENFLASYONLA MÜCADELEDE KUR VE DIŞ TİCARET DENGESİ
Avdagiç, ekonomik programın hedeflerini gerçekleştirmek adına iş dünyasının ciddi fedakarlıklar yaptığını ve bir bedel ödediğini dile getirdi. Merkez Bankası'nın faiz kararlarına sadece rakamsal boyutta bakılmaması gerektiğini savunan Avdagiç, meselenin iş dünyasının sürdürülebilirliği açısından bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.
Enflasyonla mücadelenin temel öncelik kalmaya devam etmesi gerektiğini belirten İTO Başkanı, buna paralel olarak kur politikası, ihracat ve ithalat rejimlerinin hızla gözden geçirilerek sürece dahil edilmesini önerdi. Özellikle mal ihracatının ithalatı karşılama oranının yüzde 75'in altına düşmemesi gerektiğini vurgulayan Avdagiç, 2026 yılı için belirlenen 410 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefinin Türkiye için hayati bir eşik olduğunu ifade etti.
TEŞVİKLERİN TABANA YAYILMASI VE KOBİ’LERİN ÖNEMİ
Sanayideki dönüşümün uzun soluklu bir süreç olduğunu hatırlatan Şekib Avdagiç, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) ve HIT-30 gibi teşvik paketlerinin mevcut yapısıyla daha çok büyük ölçekli firmalara hitap ettiğini belirtti. Bu durumun netice alma süresini uzattığını savunan Avdagiç, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sundukları öneriyi paylaştı.
Bu paketlerin en az yüzde 30'unun orta büyüklükteki işletmelere (OBİ) ayrılması gerektiğini söyleyen Avdagiç, teşviklerin tabana yayılmasının ekonomik büyümenin genele yayılması açısından doğru bir adım olacağını kaydetti.
GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE SORUNU
Avrupa Birliği ile ilişkilerde Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin iş dünyası için vize serbestisinden bile daha kritik bir konu olduğunun altını çizen Avdagiç, mevcut durumun Türkiye aleyhine işlediğini dile getirdi. AB’nin Hindistan gibi üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmaların Türkiye'yi ithalat tarafında bağladığını ancak ihracat tarafında aynı avantajları sağlamadığını belirten Avdagiç, Türkiye'nin dış ticarette tam bir dengeye kavuşması için bu eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini savundu.
ENERJİDE YERLİ ÜRETİM VE SAVUNMA SANAYİSİNİN GÜCÜ
Dünyada yaşanan enerji krizlerine ve artan maliyetlere rağmen Türkiye'nin enerjide çeşitlendirme stratejisi sayesinde büyük felaket senaryolarından uzak kaldığını ifade eden Avdagiç, yenilenebilir enerjinin payının bazı günlerde yüzde 50'yi aşmasının büyük bir başarı olduğunu söyledi. Savunma sanayisindeki yatırımların ise değişen savaş konseptiyle birlikte ne kadar stratejik bir hamle olduğunun kanıtlandığını belirtti. Bölgesel savaşlar nedeniyle Körfez ülkelerine yapılan ihracatta bir miktar azalma yaşandığını ancak savunma sanayisindeki üretim kabiliyetinin bu süreçte lokomotif rol üstlendiğini ekledi.
ASGARİ ÜCRETTE MEVCUT DURUMUN KORUNMASI MESAJI
Çalışma hayatına ilişkin merak edilen asgari ücret ara zammı konusuna da değinen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, mevcut uygulamanın devam etmesi gerektiğini savundu. Asgari ücretin yılda bir kez düzenlenmesi kuralına atıfta bulunan Avdagiç, şu anki ekonomik konjonktürde mevcut sürecin muhafaza edilmesinin makul bir yaklaşım olacağını ifade ederek konuşmasını noktaladı.