İran ve ABD arasındaki gerilim tırmanırken, Japonya’nın Tahran ile doğrudan ve gizli bir iletişim hattı kurduğu ortaya çıktı. Axel Springer Global Reporters Network'ün ulaştığı bilgilere göre, Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi ve İranlı mevkidaşı Abbas Araghchi, savaşın başından bu yana en az iki kez gizlice görüştü.
Kamuoyuna yansıyan sert söylemlerden uzak yürütülen bu temaslar, küresel enerji güvenliği için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın geleceğini masaya yatırıyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI JAPONYA İÇİN HAYAT MESELESİ
Tokyo’nun bu hamlesinin arkasında saf diplomatik nezaketten fazlası yatıyor. Ham petrol ihtiyacının yüzde 90’ından fazlasını Hürmüz Boğazı üzerinden karşılayan Japonya, boğazın kapalı kalmasıyla tarihinin en büyük enerji krizlerinden birini yaşıyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, stratejik petrol rezervlerini kullanıma açarken, bir yandan da Başkan Donald Trump ile kurduğu yakın ilişkiyi kullanarak Tahran ile Washington arasında arabuluculuk yapmaya hazırlanıyor.
TAHRAN’IN JAPONYA’YA DUYDUĞU TARİHİ GÜVEN
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin Japonya ile olan geçmişi, bu gizli diplomasiyi mümkün kılan en önemli unsurlardan biri. 2011’deki büyük Japonya depremi sırasında Tokyo’da büyükelçi olarak görev yapan ve afet bölgelerine yardım organize eden Araghchi, Japon halkı ve yönetimi nezdinde "yapıcı" bir isim olarak görülüyor. Araghchi’nin, Japonya’nın savaşı sona erdirmede kilit rol oynayabileceğine dair verdiği sinyaller, Tokyo’nun bölgedeki nüfuzunu artırıyor.
ASKERİ YIĞINAK VE DİPLOMASİ ARASINDAKİ UÇURUM
Ancak Tokyo’nun sessiz çabalarına rağmen sahadaki gerçekler oldukça sert. ABD, bölgedeki askeri varlığını tahkim etmeye devam ediyor. Hafta sonu 3 bin 500 deniz piyadesiyle Orta Doğu’ya ulaşan USS Tripoli uçak gemisi, Washington’ın geri adım atmaya niyetli olmadığının en somut kanıtı. Hürmüz Boğazı’nın hala kapalı olması ve taraflar arasındaki güven bunalımı, Japonya’nın başlattığı bu "arka kapı" diplomasisinin önündeki en büyük engel olarak duruyor.