Japonya nükleer enerjide tarihi bir dönemece imza attı. Niigata eyaletinde yer alan ve 7 reaktörüyle dünyanın en yüksek kapasiteli nükleer tesisi olan Kashiwazaki-Kariwa, yaklaşık 14 yıllık sessizliğini bozdu. Fukushima faciasının mimarı olan işletmeci şirket TEPCO, Mart 2012'deki periyodik bakımdan bu yana atıl durumda bekletilen santralin 6'ncı reaktörünü resmen faaliyete geçirdi. Bu hamle, dev şirketin 2011'deki yıkımdan sonra ilk kez bir nükleer santralini devreye alması anlamına geliyor.

TEKNİK ARIZA ENGELİ GÜÇLÜKLE AŞILDI
Aslında santralin dün devreye alınması planlanıyordu ancak teknoloji devini "güvenlik alarmları" durdurdu. Reaktörü başlatmak ve durdurmak için kullanılan kontrol çubuklarındaki sistemsel sorunlar nedeniyle operasyon son anda ertelendi. TEPCO mühendislerinin yoğun mesaisiyle arızanın giderilmesinin ardından, Japonya saatiyle 19.00'da düğmeye basıldı ve dünyanın en büyük santrali yeniden enerji üretimine geçti.

FUKUSHIMA’NIN ACISI HALA TAZE
Japonya, 2011 yılında 9 büyüklüğündeki deprem ve tsunaminin ardından Çernobil'den sonraki en büyük nükleer felaketle sarsılmıştı. Fukushima Daiichi santralinde yaşanan çekirdek erimesi ve radyasyon sızıntısı, binlerce insanı evinden etmişti. Aradan geçen yıllara rağmen 1,3 milyon tonluk radyoaktif atık suyun denize deşarjı ve güvenlik endişeleri, nükleer enerjiyi Japon halkı ve Çin gibi komşu ülkeler için hâlâ çok hassas bir konu kılmaya devam ediyor.
SIKI DENETİM VE KÜRESEL GÖZETİM ALTINDA YENİ DÖNEM
Kashiwazaki-Kariwa’nın yeniden açılması, Japonya hükümetinin sıkılaştırılmış güvenlik denetimlerinin bir sınavı olarak görülüyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (UAEK) standartlarına uygun olduğu belirtilen yeni süreç, ülkenin enerji arz güvenliği için kritik öneme sahip. Ancak bu devasa tesisin yeniden çalışmaya başlaması, hem bölge halkı hem de uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.




