Los Angeles Lakers’ın sahibi Jeanie Buss, Maria Sharapova’nın podcastine konuk olduğu programda, Luka Doncic’in takıma katıldığı ilk sürece dair dikkat çekici ve samimi açıklamalarda bulundu. Buss, Lakers’a gelen yıldız oyuncuların genellikle çocukluk hayallerini gerçekleştirmiş gibi bir motivasyonla Los Angeles’a adım attığını, ancak Doncic’in durumunun bundan oldukça farklı olduğunu vurguladı. Takasın ardından yaşanan sürecin hem oyuncu hem de kulüp için alışılmışın dışında geliştiğini belirten Buss, Doncic’in şehre geldiği ilk anlarda bile hâlâ yaşananları anlamlandırmaya çalıştığını ve Dallas’tan kopuşun onun için kolay olmadığını dile getirdi. Yıldız oyuncunun eski takımı Dallas Mavericks ile kurduğu bağın ne kadar güçlü olduğunun açıkça hissedildiğini söyleyen Buss, bu duygusal geçişin zamana ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Buss, Doncic ile ilgili paylaştığı kişisel anıyla da açıklamalarına duygusal bir boyut kattı. Kobe Bryant’ı son gördüğü dönemlerden birinde, Bryant’ın kızı Gianna Bryant ile birlikte Doncic’i izlemeye gittiğini anlatan Buss, genç yıldızın o yıllarda bile ne kadar özel bir oyuncu olduğunun fark edildiğini söyledi. Bu hatıranın, Doncic’e karşı içinde ayrı bir bağ oluşturduğunu belirten Lakers sahibi, onun bir gün sarı-mor formayı giyeceğini ise hiç beklemediğini dile getirdi. Tüm bu geçmişe rağmen Doncic’in Los Angeles’a gelişinin planlı bir hikâyeden çok, kaderin bir cilvesi gibi geliştiğini de sözlerine ekledi.

"DALLAS'A KARŞI OLAN MAÇTA GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI"
Sloven yıldızın karakterine dair gözlemlerini de paylaşan Buss, Doncic’in sahada ve saha dışında duygularını saklamayan, olduğu gibi yaşayan bir oyuncu olduğunu belirtti. Özellikle takas sonrası dönemde yaşadığı adaptasyon sürecinde bunun çok net görüldüğünü ifade eden Buss, şubat ve mart aylarında oynanan maçlarda oyuncunun iç dünyasını dışa vurduğunu söyledi. Eski takımı Dallas’a karşı oynanan karşılaşmada kulübede gözyaşlarına hâkim olamaması, onun ne kadar aidiyet duygusu yüksek bir sporcu olduğunu gözler önüne serdi. Buss’a göre bu samimiyet ve duygusallık, Doncic’i yalnızca büyük bir yıldız değil, aynı zamanda taraftarla güçlü bağ kurabilen özel bir karakter haline getiriyor.





