İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek Adalet Bakanlığı görevine atanırken, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya görevlerinden ayrıldı. Yerlikaya’nın yerine ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.
Kararname metninde Tunç ve Yerlikaya’nın “görevden af taleplerinin kabul edildiği” belirtilirken, her iki ismin sosyal medya paylaşımlarında bu ifadeye yer vermemesi dikkat çekti. Kabinede daha geniş kapsamlı bir değişiklik beklentisi varken revizyonun yalnızca yargı ve güvenlik alanındaki iki kritik bakanlıkla sınırlı kalması, siyasi kulislerde “kontrollü ve hedefli değişim” yorumlarına yol açtı.
CHP’DEN SERT TEPKİ
Atama kararına ilk siyasi tepki, Özgür Özel’den geldi. Cumhuriyet Halk Partisi lideri, partisinin eski Genel Başkanı Deniz Baykal için Devlet Mezarlığı’nda düzenlenen anma töreni sonrası yaptığı açıklamada, Gürlek’in atanmasını “siyasi operasyonların devamı” olarak nitelendirdi.
Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde CHP’ye ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmaları hatırlatarak, “Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak” ifadelerini kullandı. CHP’nin “tarihi bir saldırı altında” olduğunu savunan Özel, “Teslim olmayacağız, boyun eğmeyeceğiz” diyerek parti tabanına ve kamuoyuna direnç mesajı verdi.
YARGIDAN SİYASETE UZANAN BİR KARİYER
Akın Gürlek’in kariyeri, son yıllarda kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturmalarla öne çıkmıştı. Hâkimlikten Bakan Yardımcılığı’na, oradan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na uzanan süreçte özellikle siyasi nitelikli dosyalarla gündeme gelen Gürlek’in, bir süredir kabinede görev almak istediği iddiaları Ankara kulislerinde konuşuluyordu.
Yeni atamayla birlikte, yürütme ile yargı arasındaki sınırlar ve siyasi tarafsızlık tartışmaları yeniden alevlendi. Muhalefet kanadı atamayı “yargının siyasallaşması” olarak yorumlarken, iktidar cephesinden henüz kapsamlı bir değerlendirme yapılmadı.
MİNİ REZERVASYON TARTIŞMAYA YOL AÇTI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun süredir beklenen kabine değişikliğini yalnızca iki bakanlıkla sınırlı tutması, özellikle yargı ve güvenlik başlıklarının önümüzdeki dönemde daha da merkezî bir rol oynayacağı yorumlarına neden oldu.
Siyasi gözlemcilere göre bu hamle, hem iç politikada artan gerilimlere hem de yerel yönetimlerle yürütülen süreçlere doğrudan etki edebilecek bir dönemin habercisi olabilir. CHP cephesinden gelen sert açıklamalar ise önümüzdeki günlerde siyasi tansiyonun daha da yükselebileceğine işaret ediyor.





