Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) kuruluş sürecine ilişkin KDK’nın, 2010 yılında Anayasa’nın 74. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında, 2012 yılında 6328 sayılı kanunla kurulduğu yönünde bilgiler verdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı anayasal ve yasal bir kurum olan KDK’nin, vatandaşların haklarını arayabileceği önemli bir platform olduğunu vurguladı.
Vatandaşların idareyle yaşadığı sorunları çözmeyi amaçlayan bir kurum olduklarını vurgulayan Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, şu açıklamalarda bulundu:
“Kurumumuz, kanun ve Anayasa’da öngörülen düzenlemeler doğrultusunda, kamu hizmetlerinin işleyişinde etkin bir şikayet mekanizması oluşturmak amacıyla kurulmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu olarak, idarenin her türlü iş ve eylemini adalet, hukuk ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde inceleyip araştırıyor, idareye tavsiye kararları sunuyoruz. Halkın ücretsiz avukatlığını yapıyor, hiçbir aşamada harç veya masraf adı altında ücret talep etmiyoruz.”
Akarca ayrıca, başvurular kapsamında KDK’nin idareden her türlü bilgi ve belgeyi talep etme yetkisine sahip olduğunu ve başvuruların en geç 6 ay içinde sonuçlandırıldığını sözlerine ekledi.
Vatandaşların mahkemeye gitmeden önce Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) başvuruda bulunabileceklerine dikkat çeken Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, “Kurumumuza başvurmak son derece pratik ve kolaydır. KDK’nin web sayfası, e-Devlet platformu, dilekçe, posta veya telefon aracılığıyla yapılan başvurularda; ad, soyad ve T.C. kimlik numarası bilgileri verildiğinde, ilgili arkadaşlarımız başvuru sahibine ulaşarak talebi elektronik sisteme kaydediyorlar” dedi.
Akarca ayrıca, KDK’ye sadece gerçek kişiler değil, tüzel kişilikler ve yabancılar da başvuruda bulunabildiğini belirtti.
TAVSİYE KARARLARINA UYMA ORANI YAKLAŞIK YÜZDE 75 CİVARINDADIR
Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) mahkemelerin tamamlayıcı bir unsuru olduğunu vurgulayarak, ağır ve masraflı bir süreç olmaması nedeniyle vatandaşlar tarafından sıkça tercih edildiğini söyledi.
Kurumun kuruluşundan bu yana yaklaşık 255 bin başvuru alındığını ve 250 bin dosyanın karara bağlandığını belirten Akarca, tavsiye kararlarına uyma oranının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu ifade etti.
“İdarelerimiz hukuka bağlı kalarak tavsiye kararlarına uyma eğilimi gösteriyor ve bu oran her yıl artıyor. Memnuniyetle belirtmek isterim ki, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun tavsiye kararlarına uyma oranı yaklaşık yüzde 75 civarındadır. Bu oran dünya ortalamasının üzerindedir” dedi.
Akarca, KDK''nin toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren konularda tematik raporlar hazırladığını, söz konusu raporlamaları TBMM''ye sunduğunu ifade etti.
Çocukların da KDK''ye başvuru yapabildiğini dile getiren Akarca, vatandaşın yaşadığı sorunlara çözüm bulabilmek arayışında olduklarını, il gezileriyle de vatandaşları yerinde dinlediklerini aktardı.
KDK''nin tavsiye kararlarından örnekler veren Akarca, bir belediyenin su çalışmasında evi zarar gören vatandaşın mağduriyetinin KDK''nin tavsiye kararı ile çözüme kavuştuğunu anlattı.
Akarca, bir zincir marketin bez ve kağıt torba satılmasını zorunlu olarak dayatması, engellilere yönelik imkanların sağlanması, özel eğitim kurumlarındaki kademe başlangıç fiyatların fahiş şekilde arttırılması, cezaevlerindeki hükümlülerin ehliyet değişikliğinin sağlanması gibi konularda da tavsiye kararları verdiklerini hatırlattı.
"Kamu Denetçiliği Kurumu, vatandaşın hizmetinde, kapısı sonuna kadar vatandaşa açık olan bir kurum." ifadelerini kullanan Akarca, kuruma yapılan başvuruların ardından hemen harekete geçerek, çözüm aradıklarını dile getirdi.
Akarca, Anayasa, yasalar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nin içtihatları, Anayasa Mahkemesi''nin, Yargıtay''ın, Danıştay''ın içtihatları ve hukuk doktrini açısından da değerlendirme yaparak, sorunları çözmeye gayret ettiklerini sözlerine ekledi.