Youtube ekranlarında yayınlanan 'İlknur Durmuşkaya İle Söz Esnafın' programında bu hafta İstanbul Minibüsçüler Esnaf Odası Başkanı Emin Alagöz konuk oldu. Alagöz hem geçmişin “altın çağ” olarak anılan dönemlerini hem de bugün yaşanan ekonomik ve yapısal sıkıntıları masaya yatırırken, sektörün içinde bulunduğu tabloyu çarpıcı şekilde ortaya koydu. Programda minibüsçülerin yalnızca ulaşım hizmeti sunmadığı, aynı zamanda ağır çalışma koşulları ve artan maliyetler arasında ayakta kalma mücadelesi verdiği bir kez daha gözler önüne serildi.
GÜNDE 20 SAATE VARAN MESAİ: "ŞOFÖRLER DİREKSİYON BAŞINDA YAŞIYOR"
Programda en dikkat çeken başlıklardan biri minibüsçülerin çalışma temposu oldu. İstanbul gibi yoğun bir metropolde ulaşımın önemli bir parçasını oluşturan minibüs şoförleri, günün büyük bölümünü direksiyon başında geçiriyor. Alagöz, bu yoğun tempoyu şu sözlerle anlattı:
“Sabahın saat 5'inde başlar, gecenin saat 2'sine kadar aralıksız bir şekilde hizmet veririz.”
Bu sistemde şoförler genellikle iki vardiya halinde çalışsa da, günün neredeyse tamamını kapsayan bu mesai düzeni hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi bir yük oluşturuyor. Sabahın ilk ışıklarından gece yarısına kadar süren bu yoğunluk, minibüsçülüğün dışarıdan göründüğünden çok daha ağır bir emek gerektirdiğini ortaya koyuyor.
"ALTIN ÇAĞ GERİDE KALDI" AMA MÜCADELE DEVAM EDİYOR
Geçmişte minibüsçülüğün hem kazanç hem de prestij açısından çok daha güçlü bir konumda olduğunu hatırlatan Alagöz, sektörün bugün geldiği noktayı daha temkinli bir dille değerlendirdi. Özellikle 80’li ve 2000’li yıllar arasında minibüsçülüğün ciddi bir ekonomik değer taşıdığını belirten Alagöz, bugün aynı şartların olmadığını ancak esnafın yine de ayakta kalmaya çalıştığını vurguladı:
“Evet dediğiniz gibi o dönemlerde minibüsçü camiası altın çağlarını yaşadı bir gerçek. Ama yine günümüze de şükürler olsun… en azından başımız çorbamız kaynıyor.”
DARALAN HATLAR, BÜYÜYEN REKABET BASKISI
İstanbul’da son yıllarda hızla artan metro, metrobüs ve otobüs hatları, minibüsçülerin çalışma alanını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Alagöz, özellikle aynı güzergâhlarda artan araç sayısının ciddi bir rekabet yarattığını ve minibüsçülerin hareket alanını daralttığını ifade etti.
Artan toplu taşıma seçenekleri bir yandan ulaşımı çeşitlendirirken, diğer yandan minibüs esnafı için gelir kaybı anlamına geliyor. Özellikle plansız rekabetin hem esnafı hem de sistemin sürdürülebilirliğini zorladığı vurgulanıyor.
"BU DÖNEMDE MUTLU OLMAK MÜMKÜN DEĞİL"
Ekonomik tabloya ilişkin en net ve çarpıcı değerlendirmelerden biri de yine Alagöz’den geldi. Artan maliyetler, düşen kazançlar ve belirsiz gelecek beklentisi, sektörün ruh halini doğrudan etkiliyor. Alagöz, bu durumu “Bu dönemde mutlu olmak mümkün değil” sözleriyle dile getirdi.
Bu söz, yalnızca minibüsçülerin değil, genel olarak esnafın içinde bulunduğu ekonomik sıkışmışlığı da yansıtan güçlü bir ifade olarak öne çıktı.
KORSAN TAŞIMACILIK TEPKİSİ BÜYÜYOR
Programda en sert eleştirilerden biri korsan taşımacılığa yönelik oldu. Sektörde haksız rekabet yarattığı belirtilen korsan faaliyetlerin, yasal çalışan esnafı zor durumda bıraktığı ifade edildi. Alagöz, bu duruma ilişkin tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Ne yazık ki üzülerek söylüyorum ki bu korsan taşımacılık da devlet bireylerimizin gözüne baka baka korsan taşımacılık yapıyorlar. Yani bir nevi yasal korsanlık yapıyorlar.”
Denetimlerin yetersiz kaldığını savunan sektör temsilcileri, caydırıcı yaptırımların artırılması gerektiğini belirtiyor.
ARAÇ MALİYETLERİ SEKTÖRÜ KİLİTLİYOR
Minibüsçülerin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri de hızla artan araç maliyetleri. Yeni bir araç almak isteyen esnafın karşısına çıkan yüksek fiyatlar, yenilenmeyi neredeyse imkânsız hale getiriyor. Alagöz, bu durumu “Şimdi bir araç olmuş 4,5 milyar… nasıl ödeyeceğim ben bunu? Mümkün değil.” sözleriyle özetledi.
Bu maliyetler karşısında birçok esnafın mevcut araçlarla devam etmek zorunda kaldığı, bu durumun da sektörün modernleşmesini yavaşlattığı ifade edildi.
ELEKTRİKLİ MİNİBÜSLER İÇİN ŞARTLAR NET
Geleceğin ulaşım modelleri arasında gösterilen elektrikli minibüsler de programda gündeme geldi. Alagöz, bu dönüşüme tamamen karşı olmadıklarını ancak mevcut şartların yeterli olmadığını “Olursa neden olmasın? Ama başkanım bunun için bir sistem kurmak lazım.” diyerek belirtti.
Elektrikli araçlara geçiş için altyapı yatırımı, mali destek ve planlı bir dönüşüm sürecinin şart olduğu vurgulandı.
"MİNİBÜS İSTANBUL'UN VAZGEÇİLMEZİ"
Tüm zorluklara rağmen minibüslerin İstanbul ulaşımındaki yerini koruduğunu belirten Alagöz, “Bu İstanbul'un değişmez vazgeçilmezi" diyerek sektörün önemine dikkat çekti.
Vatandaşın hâlâ minibüsü hızlı ve pratik bir ulaşım aracı olarak tercih ettiğini belirten sektör temsilcileri, doğru planlama ve destekle minibüsçülüğün yeniden güçlenebileceğini ifade ediyor.