Orta Doğu'da tırmanan gerilim, petrolün ardından küresel doğalgaz tedarikini de kilitledi. İsrail'in İran'a ait kritik Güney Pars gaz sahasını vurmasına karşılık olarak, İran'ın Katar'daki sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesislerini hedef alması piyasalardaki arz endişelerini zirveye taşıdı. Katar'ın devlet şirketi QatarEnergy'ye ait Ras Laffan Sanayi Bölgesi'nin ciddi hasar görmesi, küresel enerji fiyatlarında sert bir kırılmaya yol açtı.
AVRUPA DEPOLARI BOŞ YAKALANDI
Fiyatlardaki yüzde 35'lik bu sert tırmanış, Avrupa için en zorlu döneme denk geldi. Kış mevsiminden depolama tankları büyük ölçüde boşalmış bir şekilde çıkan kıta ülkeleri, kışa hazırlık için bu yaz stoklarını yeniden doldurmak zorunda. Ancak Katar'dan gelecek gazın kesintiye uğraması, Avrupa'nın daralan arz pastasından pay alabilmek için Asyalı alıcılarla çok daha sert ve maliyetli bir rekabete girmesi anlamına geliyor.
KRİZİN FATURASI YILLARA YAYILABİLİR
Tesislerdeki fiziksel hasarın ve arz kesintisinin bilançosu ise kısa vadeli görünmüyor. Global Risk Management Baş Analisti Arne Lohmann Rasmussen, Katar'dan gelen LNG sevkiyatının en iyi ihtimalle aylar, en kötü senaryoda ise yıllarca kesintiye uğrayabileceği uyarısında bulunuyor. Analistlere göre, silahlar sussa ve Hürmüz Boğazı yeniden açılsa dahi, tesisler onarılana kadar gaz piyasasındaki kriz derinleşerek devam edecek.
WASHİNGTON HATTINDA TRUMP DİPLOMASİSİ
Katar Dışişleri Bakanlığı saldırıyı devlet egemenliğinin açık bir ihlali olarak nitelendirirken, krizin perde arkasında Washington'un yürüttüğü diplomasi de gün yüzüne çıkıyor. Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Güney Pars sahasına yönelik ilk operasyonundan önceden haberdardı ve bunu Hürmüz'ü kapatan Tahran'a yönelik bir uyarı olarak destekledi. Ancak yetkililer, bu son tırmanışın ardından mesajın yerine ulaştığını düşünen Trump'ın, küresel enerji fiyatlarındaki artışı durdurabilmek adına artık İran'ın enerji altyapısına yönelik yeni bir saldırı istemediğini belirtiyor.





