2026 yılı bütçesinin toplumun geniş kesimlerinin beklentilerine cevap vermediğini söyleyen Kılıç, emeklilerin açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiğini vurguladı.

Yapılan artışların “zam” olarak sunulmasına karşın emeklinin gündelik hayatında bunun hiçbir karşılığı olmadığını ifade eden Kılıç, “Bugün burada bir rakam tartışması değil, bir vicdan meselesi konuşuyoruz” dedi.

SEFALETE DEVAM TEKLİFİ

En düşük emekli aylığındaki artışın kamuoyuna “müjde” gibi sunulmasını eleştiren Kılıç, TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verilerine dikkat çekti. Açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 98 bin lirayı aştığını hatırlatan Kılıç, “Siz en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkardığınızı söylüyorsunuz ama bu rakam bile emekliyi açlık sınırının yaklaşık 10 bin lira altında bırakıyor. Üstelik bu artış emeklilerin tamamını da kapsamıyor” diye konuştu.

Emeklinin ayın ortasını dahi göremediğini belirten Kılıç, “Emekli pazara gidiyor, filesi dolmuyor; kasaba giriyor, yarım kilo et hesaplıyor; faturaları öderken hangisini erteleyebileceğini düşünüyor” ifadelerini kullandı.

FAİZE KAYNAK VAR EMEKLİYE YOK

2026 bütçesindeki önceliklere de değinen Kılıç, faiz ödemeleriyle emekliye ayrılan pay arasındaki farkın bir tercih olduğunu savundu. “2026 yılında faize ayrılan kaynak 2 trilyon 740 milyar lira. Bu, saniyede yaklaşık 87 bin lira faiz ödemesi demek. Faize saniyede 87 bin lira ödeyen bir bütçede emekliye ayda 1.061 lirayı layık görüyorsanız burada bir kaynak sorunu değil, açık bir tercih sorunu vardır” dedi. Kılıç, bütçenin emeği değil sermayeyi koruyan bir anlayışla hazırlandığını ileri sürdü.


EMEKLİ MAAŞLARINI ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNE ÇIKARILSIN İMZA KAMPANYASINA TAM DESTEK

Saadet Partisi’nin en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılmasını öngören kanun teklifine vatandaşlardan yoğun destek geldiğini belirten Kılıç, “Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın imzasıyla Meclis’e sunduğumuz teklife şu ana kadar bir milyondan fazla vatandaşımız imza vererek destek oldu. Bu, emeklilerin sessiz ama güçlü itirazıdır” dedi. Kılıç, destek veren vatandaşlara teşekkür ederek bu talebin görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

ON BİNLERCE KHK MAĞDURU VAR

Basın toplantısında KHK süreçlerine de değinen Kılıç, on binlerce insanın kalıcı mağduriyet yaşadığını ifade etti. “Bu sadece bir işten çıkarılma meselesi değil. İtibar kaybı, sosyal dışlanma, çocukların eğitim hayatına yansıyan sorunlar ve ciddi psikolojik yıkımlar söz konusu. Göreve iade edilenler açısından bile çoğu zaman gerçek bir telafiden söz edilemiyor” diye konuştu. Kılıç, bireysel yargılama, somut delil standardı ve etkin telafi mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

ADALET DEVLETİN GARANTİSİDİR

Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Kılıç, İran merkezli gerilimler üzerinden yürütülen küresel politikaların bölgeyi daha da istikrarsızlaştırdığını söyledi. ABD ve İsrail’in tutumunu eleştiren Kılıç, “ABD’nin yaptırımla boğan, İsrail’in sürekli gerginlik üreten politikalarını kınıyoruz. Bu iki aktörün ortak noktası, bölgeye huzur değil kriz ihraç etmeleridir” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin sadece açıklamalarla yetinmemesi gerektiğini belirten Kılıç, diplomatik ve çok taraflı girişimlerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Açıklamalarını genel bir değerlendirme ile tamamlayan Kılıç, hukuk devleti ilkesinin toplumsal barış açısından hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Adalet sadece mağdurun ihtiyacı değildir; devletinde toplumun da sigortasıdır. Hukuk güçlü olursa devlet güçlü olur. Saadet Partisi olarak emeklinin, adalet talep edenlerin ve bölgesel barışı savunanların yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.