Kuzey Kore, nükleer güç statüsünü ve nükleer silah kullanma zorunluluğunu ülke anayasasına ekleyerek, nükleer programını geri dönülemez bir yasal zemine taşıdı.

NÜKLEER STATÜ ARTIK ANAYASAL ZORUNLULUK

Pyongyang yönetimi, savunma stratejisinde radikal bir değişikliğe giderek nükleer silah kapasitesini artırmayı ve gerekli durumlarda "atom bombası ile saldırı düzenlemeyi" bir anayasa maddesi haline getirdi.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Yüksek Halk Meclisi'nde yaptığı konuşmada, nükleer gücün ülkenin bekası için tartışılmaz bir unsur olduğunu vurguladı. Bu hamleyle birlikte Kuzey Kore, nükleer silahlardan arınma müzakerelerine kapıyı tamamen kapatmış oldu.

BATI VE KOMŞU ÜLKELER TEYAKKUZDA

Anayasa değişikliği kararı, bölgedeki jeopolitik gerilimi tırmandırırken başta Güney Kore ve Japonya olmak üzere Batılı müttefikleri alarma geçirdi.

Askeri uzmanlar, "nükleer karşı saldırı" zorunluluğunun anayasaya girmesini, olası bir çatışma anında Pyongyang’ın çok daha hızlı ve kontrolsüz hareket edebileceğinin bir işareti olarak değerlendiriyor. ABD kanadından yapılan ilk açıklamalarda ise bu durumun uluslararası güvenliği tehdit ettiği ve bölgedeki askeri varlığın tahkim edileceği mesajı verildi.

GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL

Bu yasal düzenleme, Kuzey Kore’nin nükleer programını bir pazarlık kozu olmaktan çıkarıp devletin temel kimliği haline getirdiğini gösteriyor.

Kim Jong-un’un "Nükleer statümüzü kimsenin pazarlık konusu yapmasına izin vermeyeceğiz" çıkışı, diplomatik çözüm arayışlarını sekteye uğratırken, yarımadada yeni bir nükleer silahlanma yarışının fitilini ateşleyebilir. Analistler, bu kararın Kuzey Kore’nin Rusya ile yakınlaşan askeri ilişkilerinin bir yansıması olabileceğine de dikkat çekiyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber