Ortadoğu'da tırmanan savaş, bölgedeki diplomatik ittifakları ve yıllardır süregelen "tarafsızlık" politikalarını kökünden sarsıyor. Çatışmaların ilk günlerinde ateşkesten yana tavır alan ve gerilime mesafeli yaklaşan Körfez ülkeleri, namluların kendilerine dönmesiyle birlikte Tahran yönetimine karşı en sert tutumunu almaya başladı.
"TÜM KIRMIZI ÇİZGİLER AŞILDI"
Reuters'a konuşan üst düzey kaynaklar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi bölge devlerinin, İran'ın kendi topraklarına ve hayati önem taşıyan petrol tesislerine saldırmasıyla birlikte strateji değiştirdiğini duyurdu. Tahran'ın tüm "kırmızı çizgileri" aştığına inanan Körfez ülkeleri, artık savunma pozisyonundan çıkarak Washington üzerindeki baskıyı artırıyor.
WASHİNGTON'A 'DURMAYIN' BASKISI
Körfez başkentlerinden Washington'a iletilen son mesajlar durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Körfez liderlerinin ABD yönetimine, "İran'ın askeri gücü tamamen çökertilmeden operasyonun durması halinde, bölge kalıcı bir tehdit altında kalır" diyerek askeri harekatın şiddetlenerek devam etmesini talep ettiği belirtilirken Suudi Arabistan merkezli Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdülaziz Sager, değişen dengeleri şu çarpıcı sözlerle ifade etti: "Başta onları savunduk ve savaşa karşı çıktık. Ancak bize doğrudan saldırılar düzenlemeye başladıklarında düşman haline geldiler. Onları sınıflandırmanın başka yolu yok."